Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2014/8297 E. 2015/9807 K. 21.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8297
KARAR NO : 2015/9807
KARAR TARİHİ : 21.10.2015

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi müdahil …ve davalılardan … … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

2001 yılında yapılan kadastro sırasında … köyü 4862 ada 151 parsel sayılı 396,94 m² yüzölçümündeki taşınmaz, su deposu ve arsası niteliğiyle … Köyü Tüzel Kişiliği adına; 4862 ada 167 parsel sayılı 1022,86 m² yüzölçümündeki taşınmaz, su deposu ve arsası niteliğiyle … Köyü Tüzel Kişiliği adına; 4862 ada 173 parsel sayılı 4471,67 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle … … adına; 4862 ada 176 parsel sayılı 3264,80 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kargir ev ve arsası niteliğiyle … … adına; 4862 ada 178 parsel sayılı 2705,12 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kerpiç ev ve arsası niteliğiyle … … adına; 4862 ada 179 parsel sayılı 421,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle … … adına; 4862 ada 182 parsel sayılı 582,15 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle … … adına; 4862 ada 184 parsel sayılı 3698,64 m² yüzölçümündeki taşınmaz, bağ niteliğiyle … … adına; 4862 ada 227 parsel sayılı 516,24 m² yüzölçümündeki taşınmaz, bağ niteliğiyle … … adına; 4862 ada 228 parsel sayılı 876,12 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle … … adına; 4862 ada 242 parsel sayılı 107526,21 m² yüzölçümündeki taşınmaz, mera niteliğiyle ve 4862 ada 243 parsel sayılı 1087,53 m² yüzölçümündeki taşınmaz, hayvan sulama göleti niteliğiyle orta malı olarak tespit edilmiştir.
Davacılar … …, … …, … …, … …, … …, … …, … …, … …, tescil ilâmı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasıyla 4862 ada 173 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbitine yasal süresinde itiraz etmiştir. Yargılama sırasında zamanaşımı zilyetliği koşullarının davalılar yararına oluşmadığı savıyla …davaya katılmıştır. Mahkemece davacılar ve katılan … davalarının reddine dair verilen karar, davacılar vekili ve …tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 06.11.2006 gün ve …/…-… sayılı kararı ile “Aynı adada ve aynı iddia ile açılan davaların birleştirilmesi, tescil ilâmının kapsamının belirlenmesi, taşınmazın geçmişte ne durumda ve kime ait olduğu, nasıl kullanıldığının keşif yapılarak belirlenmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra aynı iddia ile açılan 4862 ada 151, 167, 176, 178, 179, 182, 184, 227, 228, 242 ve 243 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin dava dosyalarının aynı gerekçeler ile bozulması sonucu davalar birleştirilmiştir. Birleştirilen 4862 ada 176, 178, 179, 182, 184, 227 ve 228 sayılı parsellere ilişkin davaların yargılamaları sırasında aynı savla Hazinenin davalara katıldığı anlaşılmıştır. Bozma kararından sonra ise tüm taşınmazların orman sayılan yerlerden oldukları iddiasıyla … davaya katılmıştır. Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonunda, davacı gerçek kişilerin davasının reddine, davacı …nin 173 ve 176 parsellere yönelik davasının kısmen kabulüne, 176 parselin (B)=561,80 m², 173 parselin (B)=1467,95 m²’lik bölümlerinin orman niteliği ile … adına, 176 parselin (A)=2703 m², 173 parselin (A)=3003,72 m²’lik bölümleri ile 4862 ada 151, 167, 178, 179, 182, 184, 227, 228, 242 ve 243 sayılı parsellerin tespit malikleri adına tescillerine, 4862 ada 227 parsele yönelik Hazinenin davasının reddine ilişkin verilen karar …ve … tarafından temyiz edilmekle Dairenin 19.09.2011 gün 2011/9620-10152 sayılı kararı ile “…hüküm fıkrasının ikinci paragraf ve ikinci ve üçüncü satırında yer alan “…davalı orman idaresi adına tapuya tespit ve tesciline,” cümlesi kaldırılarak, bunun yerine, “…orman niteliği ile …adına tapuya kayıt ve tesciline,” dördüncü paragrafta yer alan “242 sayılı parselin tespit maliki adına tesciline” cümlesi kaldırılarak yerine “4862 ada 242 sayılı parselin mera niteliği ile sınırlandırılarak özel siciline kaydedilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilerek onanmasına…” karar verilmiştir. Bu kez, …tarafından, temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin gözönüne alınmadığı ve 20 yıllık zilyetliğin adına tescil kararı verilen kişiler lehine oluşmadığı gerekçeleriyle kararın düzeltilmesi istenmekle; Dairemizin 14/03/2012 tarih …/…-… sayılı kararı ile 4862 ada 173 parselin (A)=3003,72 m², 176 parselin (A)=2703 m²lik bölümleri ile 4862 ada 176, 178, 179, 182, 184, 227 ve 228 parsellere yönelik olarak tashih-i karar talebinin kabulüne ve hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma kararında özetle; “İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdidi, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada 227 sayılı parselin orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığından, önceki bilirkişiler dışında bir ziraat mühendisi ve bir fen elemanı yardımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, adına tescil kararı verilen kişi yönünden 3402 sayılı Kanunun 14. ve 17. maddelerindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı; imar ve ihya üzerinde durulup, bu konuda ve zilyetliğin tespiti yönünden tanık beyanlarına başvurulmalı; parselin öncesinin ne olduğu, imar ve ihyanın hangi tarihte tamamlanıp bittiği, zilyetliğin hangi tarihte başlayıp kimler tarafından ne biçimde sürdürüldüğü, kullanımın ekonomik amacına uygun olup olmadığı, tanıkların imar ve ihya ile zilyetlik olgusunu hangi olaylarla nasıl hatırladıkları saptanmalı; gerçek eğimi klizimetre aracılığıyla belirlenmeli; taşınmazı çeşitli yönlerinden hali hazır durumunu gösterir renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak dava dosyası içine konulmalı; taşınmaz üzerindeki ağaçların cinsleri, yaşları, dağılımları ile numune alınmak suretiyle toprak yapısı belirlenmeli; taşınmazları dıştan çevreleyen bitişik veya yakın komşu parsel tutanak ve dayanakları tapu veya vergi kayıtları getirtilerek taşınmazı ne gösterdikleri saptanmalı, bilirkişilere keşfi izlemeye imkan verir kroki düzenlettirilmeli; toplanan delillere göre oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Belirtilen hususlar gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırı görülmüştür.
Ayrıca, …tarafından 4862 ada 173, 176, 178, 179, 182, 184, 227 ve 228 sayılı parsellere ilişkin olarak açılan davalara katılındığı halde, yalnızca 227 sayılı parsele yönelik olan katılımı konusunda karar verilmesi ile yetinilerek diğer parsellere ilişkin katılma yoluyla açtığı davalar hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi de doğru görülmemiş olup, bu parseller yönünden de yukarıda belirtilen şekilde araştırma yapıldıktan sonra bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Davacı gerçek kişiler yönünden mahkemece verilen red kararı temyiz edilmediğinden kesinleşmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacı … .. davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine,
Müdahil … …’nın dava konusu ettiği 4862 ada 184 parsel yönünden mahkemenin görevsizliğine,
Dava konusu 4862 ada 173 parselin kadastro tesbitinin iptali ile daha önce kesinleşerek tapuya gönderilen 1467,95 m2’lik yerin çıktıktan sonra kalan miktarın …adına tapuya tespit ve tesciline,
Dava konusu 4862 ada 176 parselin tesbitinin iptali ile daha önce kesinleşerek tapuya gönderilen 561,80 m2’lik yerin çıktıktan sonra kalan miktarın …adına tapuya tespit ve tesciline,
4862 ada 176 parsel üzerinde bulunan evin … oğlu, … … olduğunun kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesine,
Yine, dava konusu 4862 ada 178, 179, 182, 184, 227 ve 228 sayılı parsellerin tespit gibi tescillerine,
karar verilmiş; hüküm, müdahil …ve davalı … … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 10.06.1997 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
1) Davalı … … tarafından 173 parsel sayılı taşınmazın (a) harfli bölümüne yönelik temyiz itirazları yönünden; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçe ve davalı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığına göre davalı … … tarafından 173 parsel sayılı taşınmazın (a) harfli bölümüne ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün 173 parsel sayılı taşınmazın (a) harfli bölümüne ilişkin kısmının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2) Katılan … 4862 ada 178, 179, 182, 184, 227 ve 228 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, temyize konu taşınmazlar yönünden katılan … davasının reddine ve taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş ise de, verilen karar usûl ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki; raporu hükme dayanak alınan ziraat bilirkişi raporunda taşınmazların imar ve ihya yapılmadığı, zilyetlikle iktisabı mümkün olmayan yerlerden olduğu bildirilmiştir. Ayrıca, keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler beyanlarında, davalıların taşınmazları hayvan otlatmak amacıyla kullandıklarını belirtmiştir. Bu beyanlara göre, taşınmazların imar ve ihyasının tamamlanmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davalılar yararına 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17. maddelerinde belirtilen zilyetlikle kazanma koşulları oluşmadığından, katılan Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile katılan … davasının reddine karar verilmiş olması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle; davalı … … tarafından 173 parsel sayılı taşınmazın (a) harfli bölümüne ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile 173 parsel sayılı taşınmazın (a) harfli bölümüne ilişkin hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A madde gereğince davalı … …’dan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve temyiz harcının istek halinde iadesine,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle; katılan Hazinenin 4862 ada 178, 179, 182, 184, 227 ve 228 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile anılan parsellere ilişkin olarak hükmün BOZULMASINA 21/10/2015 günü oy birliği ile karar verildi.