YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10376
KARAR NO : 2015/10256
KARAR TARİHİ : 03.11.2015
MAHKEMESİ : İstanbul 4. Tüketici Mahkemesi
TARİHİ : 12/02/2015
NUMARASI : 2015/321 – 2015/225
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Tüketici ve İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar 25.12.2014 tarihli dilekçe ile; taraflarına ödenmeyen avukatlık ücretinin tahsili istemiyle asliye hukuk mahkemesinde dava açmışlardır.
İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi; “…6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/1. maddesi uyarınca vekalet ilişkisinden doğan davalara bakma görevinin tüketici mahkemesine ait olduğu…” gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
İstanbul 4. Tüketici Mahkemesi tarafından ise; “…davacının avukat olup davalıya verdiği hizmetten kaynaklı hakettiği vekalet ücretinin tahsili amacıyla eldeki davayı açtığı, davalının tüketici olmadığından davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait bulunduğu…” gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
28.11.2013 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde Kanunun kapsamı “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanunun “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK’nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukukî işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Eldeki davada, davacı avukat, davalı gerçek kişi tarafından vekâlet ücretinin ödenmediğinden bahisle vekâlet ücretinin tahsili isteminde bulunmuştur. Davalı, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda tanımı yapılan tüketici kapsamında olduğundan dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Kanunun 2, 3 ve 73. maddeleri uyarınca uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince; İstanbul 4. Tüketici Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 03/11/2015 gününde oy birliği ile karar verildi.