YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10478
KARAR NO : 2015/10261
KARAR TARİHİ : 03.11.2015
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye Ticaret, Mersin 2. Tüketici ve Mersin 2. Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 14.04.2011 tarihli dilekçe ile; davalı kooperatife 6.155.-TL ödemede bulunduğunu, daha sonra aidatları ödeyemediğinden üyeliğinin sona erdirildiğini, ancak ödediği 6.155.-TL’nin tarafına iade edilmediğini, anılan paranın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini, takibin durduğunu belirterek itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemleriyle asliye ticaret mahkemesinde dava açmıştır.
Mersin Asliye Ticaret Mahkemesince, “…1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 99. maddesinde bu kanundan doğan ihtilafların ticari dava olduğu belirtilmiş ise de münhasıran asliye ticaret mahkemlerinin görevli olduğu belirtilmediğinden dava değeri itibariyle sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu…” gerekçesiyle,
Mersin 2. Sulh Hukuk Mahkemesince ise, “…uyuşmazlığın konut satım sözleşmesine dayalı olduğu, 4077 sayılı Kanun kapsamında kaldığından davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olduğu…” gerekçesiyle,
Mersin 2. Tüketici Mahkemesi tarafından ise, “…1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 99. maddesine göre uyuşmazlığın genel mahkemelerde görülmesi gerektiği, dava değeri itibariyle sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu…” gerekçesiyle, görevsizlik kararları verilmiş, kararlar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Dava, davalı kooperatifin üyeliğinden ayrılan davacının kooperatif nezdindeki birikmiş aidat alacağının tahsili istemine ilişkin olup uyuşmazlık 1163 sayılı Kooperatifler Kanunundan kaynaklanmaktadır.
1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 17. maddesinde kooperatiften çıkan ortakların hakları, 99. maddesinde ise bu kanundan doğan uyuşmazlıkların ticari dava olduğu hususları düzenlenmiş, ancak münhasıran asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu belirtilmemiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 5. maddesinde “Aksine hüküm olmadıkça, dava olunan şeyin değerine göre asliye hukuk veya sulh hukuk mahkemesi ticari davalara dahi bakmakla vazifelidir.
Şu kadar ki; bir yerde ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4’üncü maddesi hükmünce ticari sayılan davalarla hususi hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere ticaret mahkemesinde bakılır.
İkinci fıkrada yazılı hallerde, munhasıran iki tarafın arzularına tabî olmayan işler hariç olmak üzere, bir davanın ticari veya hukukî mahiyeti itibariyle mahkemenin iş sahasına girip girmediği yalnız iptidai itiraz şeklinde taraflarca dermeyan olunabilir. İtiraz varit görüldüğü takdirde dosya ilgili mahkemeye gönderilir; bu mahkeme davaya bakmaya mecburdur; ancak, davanın mahiyetine göre tatbiki gerekli usûl ve kanun hükümlerini tatbik eder. Bu nedenle, ticari bir davanın hukuk mahkemesinde ticari olmayan bir davanın ise ticaret mahkemesinde görülerek sonuçlandırılması mümkündür.
Vazifesizlik sebebiyle dava dilekçesinin reddi halinde yapılacak muamelelere ve bunların tâbi oldukları müddetlere dair usûl hükümleri, iş sahasına ait iptidai itirazın kabulü halinde de tatbik olunur.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu durumda, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 5. maddesi ve HUMK’nın 8/1. maddesine göre, uyuşmazlığın dava değeri itibariyle sulh hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Mersin 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 03/11/2015 gününde oy birliği ile karar verildi.