Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2015/11245 E. 2017/913 K. 08.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11245
KARAR NO : 2017/913
KARAR TARİHİ : 08.02.2017

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yargılaması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar … Yönetimi vekili ve … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü.

K A R A R
3402 sayılı Kanunun 5304 sayıl Kanun ile değişik 4. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında … Merkez ilçesi … köyü … mevkiinde bulunan 147 ada 6 parsel sayılı 3665,04 m2 yüzölçümündeki taşınmaz … niteliği ile … adına tespit edilmiştir. Davacılar vekili kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu 147 ada 6 parsel sayılı taşınmazın müvekkilleri adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, dava konusu … Merkez, … köyü, … mevkii, 147 ada 6 parsel sayılı taşınmaz hakkında tutulan 13.12.2007 tarihli kadastro tutanağının iptaline, taşınmaz 40 pay kabul edilerek; 20/40 payının …, 5/40 payının …, 3/40 payının …, 3/40 payının …, 3/40 payının …, 3/40 payının …, 3/40 payının …, adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm … Yönetimi ve … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde … kadastrosu 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman … bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın … sayılmayan yerlerden olduğu ve adına tescil kararı verilen kişiler yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak davanın kabulüne, kadastro işlemi sonucu oluşan kadastro tespitinin iptaline karar verilmesi gerekir iken “kadastro tutanağının iptaline” karar verilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm fıkrasında dava konusu 147 ada 6 parsel sayılı taşınmaz şeklinde başlayan cümlede “taşınmaz hakkında tutulan 13/12/2007 tarihli kadastro tutanağının iptaline” kısmının çıkarılarak yerine “taşınmazın kadastro tespitinin iptaline” cümlesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesine göre hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 08/02/2017 gününde oy birliği ile karar verildi.