YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12000
KARAR NO : 2015/10212
KARAR TARİHİ : 01.11.2015
MAHKEMESİ : Kozan 1.Kadastro Mahkemesi
TARİHİ : 30/09/2014
NUMARASI : 2014/6-2014/61
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayılı hükmün; Dairemizin 23/06/2015 gün ve 2015/154 E. 2015/6207 K. sayılı ilâmıyla onanmasına, karar verilmiştir. Süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya içindeki tüm belgeler incelenerek gereği düşünüldü.
K A R A R
Yörede 1992 yılında yapılan kadastro sırasında A.ilçesi, C.köyü 101 ada 103 parsel sayılı 9.346,94 m², 101 ada 105 parsel sayılı 46.501,65 m², 101 ada 106 parsel sayılı 108.989,45 m², 101 ada 107 parsel sayılı 2.028 m², 101 ada 108 parsel sayılı 2.874,40 m², 101 ada 109 parsel sayılı 6.067,81 m², 101 ada 110 parsel sayılı 46.176,23 m² ve 101 ada 112 parsel sayılı 5.251,07 m² yüzölçümündeki taşınmazlar 1936 tarih 92 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla ve kargir ev niteliği ile davalılar adlarına tespit edilmiştir.
Davacılar A.. K.. ve H.. K..; 101 ada 103, 105, 106, 107, 108, 109, 110 ve 112 parsel sayılı taşınmazların kök murisleri O.. K..’dan kaldığını, terekesinin paylaşılmadığını ileri sürerek, T. K. ve K. K. aleyhine dava açmışlardır. 21.04.1994 tarihli oturumda 101 ada 103 sayılı parsele ilişkin davadan feragat etmişlerdir. Mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 16.11.1995 tarih ve 1995/3292 E. – 12856 K. sayılı ilâmı ile araştırmaya yönelik olarak bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra Orman Yönetimi 20.03.1996 tarihli dilekçe ile çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. Davacılar, 08.05.1996 tarihinde 107 ve 108 sayılı parsellere ilişkin davalarından feragat etmişlerdir. Hazine 30.05.1997 tarihli dilekçe ile 101 ada 105, 106, 109, 110 ve 112 parsel sayılı taşınmazların Hazineye ait olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece H.. K..’nin davasının reddine, A.. K..’ın, Orman Yönetimi ve Hazinenin davasının kısmen kabulüne yönelik verilen kararın Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyizi üzerine Dairenin 15.11.2005 gün 2005/12565 E. – 2005/13721 K. sayılı ilâmı ile usûle ve esasa ilişkin olarak bozulmuştur. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacı gerçek kişilerin 101 ada 103, 107 ve 108 sayılı parsellere ilişkin davalarının feragat nedeniyle reddine, diğer parseller yönünden esastan reddine, Orman Yönetiminin 101 ada 103 sayılı parsel hakkındaki davasının görev yönünden reddine, bu parselin tespit gibi tesciline, Orman Yönetimi ve Hazinenin diğer parseller hakkındaki davalarının kabulü ile bu parsellerin kadastro tespitlerinin iptaliyle orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, 101 ada 110 sayılı parsel üzerindeki evin A.. K..’a ait olduğunun beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmiş, hükmün davalılar ve Hazine tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 23.12.2013 gün ve 2013/8239 E. – 2013/12013 K. sayılı kararı ile [Dosyaya getirtilen tahrir defterinde dayanak 92 tahrir numaralı vergi kaydının miktarının 20 hektar olduğu, bozma kararının maddi hataya dayalı olduğu, tahrir defterinde kapı numarası sütununda yazılı olan (2) sayısının sehven kayıt miktarı olarak kabul edildiği, maddî hataya dayalı bozma kararının usulî müktesep hak doğurmayacağı, diğer taraftan, hükme esas alınan orman bilirkişisi raporunda,
çekişmeli taşınmazların eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında orman sayılan yerlerden olmadığı, ancak 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklığı olduğu bildirilmiş ise de, taşınmazların orman içi açıklık niteliğinde bulunmadıkları, dayanak 92 tahrir nolu vergi kaydı kapsamında kalan taşınmazlar üzerinde 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu anlaşıldığından 12.12.2002 tarihli kararı gerçek kişilerin temyiz etmediği, Orman Yönetimi ve Hazine yararına usûlî kazanılmış hak oluştuğu gözetilerek bir karar verilmesi] gereğine değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra H.. K..’nin davasının reddine, A.. K..’ın davasının kısmen reddine ilişkin önceki karar kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, 101 ada 109 sayılı parselin A.. K.. adına; fen bilirkişisi Mustafa Çomulu tarafından düzenlenen 03.10.2002 tarihli kroki ve raporda gösterilen 101 ada 105 sayılı parselin 965 m², 101 ada 106 sayılı parselin 7055.52 m², 101 ada 110 sayılı parselin 4318 m² ve 101 ada 112 sayılı parselin tamamının orman niteliğiyle Hazine adına; 101 ada 105 parselin 45536 m² bölümünün K. K.mirasçıları adına; 101 ada 106 sayılı parselin 101.933,93 m² yüzölçümlü kesiminin Tahsin Kaplan mirasçıları adına, 101 ada 110 sayılı parselin 41858,23 m² bölümünün Kazım Kaplan mirasçıları adına tesciline, 110 parselin üzerindeki evin A.. K..’a ait olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesine, 101 ada 103, 107 ve 108 sayılı parsellerin tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş, hükmün Orman Yönetimi ve Hazine tarafından eksik incelemeye yönelik olarak temyizi üzerine Dairenin 23/06/2015 gün ve 2015/154 E. 2015/6207 K. sayılı ilâmıyla
[Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA] karar verilmiştir.
Davalı Hazine vekilinin karar düzeltme dilekçesinde işin esasına ilişkin değinilen hususlar temyiz aşamasında da ileri sürülmüştür.
Dairemiz kararı, karar düzeltme dilekçesinde değinilen hususlara cevap teşkil edecek nitelikte olduğu gibi, usûl ve kanuna da uygun bulunduğundan davalı Hazine vekilinin işin esasına ilişkin karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
Ancak; davalı Hazine vekilinin re’sen karar düzeltme istemi dikkate alındığında mahkemece 25.06.2012 tarihinde yapılın keşifte dinlenen fen bilirkişi S. D.’nun 10.11.2012 tarihli rapor ve krokisinde çekişmeli taşınmazlardan 101 ada 106 sayılı parselin gerçek yüzölçümünün tespitteki gibi 108.989,45 m² olmayıp 106.961.41 m² olduğunu bu parselin orman olarak Hazine adına tescile karar verilen 106/A=7055.52 m²’si çıkarıldığında geriye 106/B= 99.905.89 m² kaldığını belirtmiştir. Bu durumda hükmün bu fen raporu dikkate alındığında infaza olanak vermesi için maddî hataya yönelik görülen mahkemenin hüküm fıkrasının re’sen bu şekilde düzeltilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: 1- Yukarıda açıklanan nedenlerle: davalı Hazine vekilinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK’nın 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirine uymayan işin esasına ilişkin karar düzeltme istemlerinin REDDİNE, aynı Kanunun 442. maddesi uyarınca takdiren 248.00.- TL para cezasının düzeltme isteyen Hazineden alınmasına,
2- Mahkemenin 30/09/2014 gün ve 2014/6 E. 2014/61 K. sayılı kararının çekişmeli 101 ada 106 parsele ilişkin olarak hüküm fıkrasının 4-b) bend ve fıkrasında düzenlenen ve kararın dokuzuncu sayfasının birinci paragrafının birinci satırında yer alan ”… taşınmazın 101.933.93 m²’lik bölümünün … ” rakam ve kelimelerinin çıkartılarak, bunun yerine ”… taşınmazın 99.905.89 m²’lik bölümünün … ” rakam ve kelimelerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve bu raporun infazda ilamın eki sayılmasına hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, onamaya ilişkin Yargıtay ilâmının da bu şekilde DÜZELTİLMESİNE 02/11/2015 gününde oy birliği ile karar verildi.