Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2015/15056 E. 2017/2863 K. 05.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15056
KARAR NO : 2017/2863
KARAR TARİHİ : 05.04.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi ile müdahil davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Yörede 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi gereğince yapılan yenileme kadastrosu sırasında …. köyü, 111 ada 172 ( eski 111 ada 282 parsel ) parsel sayılı taşınmaz, zeytinlik niteliğiyle 21332,19 m2 olarak tespit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, kadastro mahkemesine verdiği 26/08/2011 tarihli dava dilekçesiyle, yörede 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi gereğince yenileme çalışmalarının yapıldığı, 111 ada 172 parsel sayılı taşınmazın orman kadastro çalışma alanı sınırları içinde olup 111 ada 639 nolu orman parseli içinde ve bitişiğinde orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla tescil istemiyle dava açmıştır. Hazine, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla davaya müdahil olmuştur. Kadastro mahkemesince, dava mülkiyete ilişkin olduğundan mahkemenin görevsizliğine ve dava dosyasının görevli ve yetkili asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi ile müdahil davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince 1990 yılında yapılan ve 1993 tarihinde genel arazi kadastrosu ile birlikte ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 05/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.