YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16756
KARAR NO : 2017/4476
KARAR TARİHİ : 16.05.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
… ilçesi, … köyünde bulunan 668 ve 674 sayılı parseller sırasıyla 11.182,00 m2 ve 3.808,00 m2 yüzölçümü ve tarla vasfıyla 12/24 hissesi Hazine adına, diğer hisseleri ise davalı kişiler adına tapuda kayıtlıdır.
Davacı … Yönetimi, … ilçesi … köyünde bulunan 668 ve 674 sayılı parsellerin orman kadastro haritasında koordinatları belirtilen alanlarının kesinleşen orman tahdidi içinde kaldıklarını, dava konusu taşınmazların fiili durumunun da orman niteliğinde olduğunu bu durumun eski tarihli haritalar incelendiğinde tespit edileceğini ileri sürerek, taşınmazların tapu kaydının iptali ile koordinatları belirtilen alanın orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil kararı verilmesini, talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu; davanın kabulü ile dava konusu … ili … ilçesi … mahallesi 668 parselin bilirkişi raporunda ve krokide (A1) ile işaretli 848,40 m²lik ve aynı mahalle 674 nolu parselin (A1) ile işaretli 1642,60 m²lik kısımlarının davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan ve fiilen ve eski tarihli belgelerde orman niteliğinde bulunan taşınmazın, tapu kaydının iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 21.04.2008 tarihinde ilân edilen orman kadastrosu ve 2/B ile 1982 yılında yapılıp kesinleşen arazi kadastro çalışması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli 668 ve 674 parsel sayılı taşınmazların (A1) ile gösterilen bölümlerinin orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve her iki parselde de davalı Hazine tapu maliki olduğundan, davanın tümden kabulü sebebiyle davalı Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 16/05/2017 gününde oy birliği ile karar verildi.