Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2015/2619 E. 2015/9953 K. 22.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2619
KARAR NO : 2015/9953
KARAR TARİHİ : 22.10.2015

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … … ve davalı … … vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, yörede 24/04/2006 tarihinde askı ilânı yapılan orman kadastrosu sırasında davacı adına tapuda kayıtlı … ili, … ilçesi, … köyü 442 parsel sayılı 5.560 m² yüzölçümlü tarla vasıflı taşınmaz ile 444 parsel sayılı 5.720 m² yüzölçümlü tarla vasıflı taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olmasına rağmen orman sınırları içerisine alındığı iddiasıyla, taşınmazların orman tahdit alanı dışına çıkartılması talebiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın reddine; usulünce açılmış bir dava olmadığından davalının tapu iptali ve tescil talebi yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, on yıllık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 24.04.2006 tarihinde ilâna çıkarılarak kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamaları bulunmaktadır.
1) Davalı … … vekilinin temyiz itirazları bakımından;
Davalı … …, mahkemece, dava konusu taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tescili talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini temyiz etmiş ise de, … … harçtan muaf olmadığına ve harcı yatırılarak açılmış bir tescil davası bulunmadığına göre davalı … … temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Davacı … … vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece davanın reddine karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Davacı tarafından on yıllık yasal süresi içinde orman tahdidine itiraz edildiğine göre, mahkemece, en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve … … Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı marifetiyle yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hâkim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazların konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda bir numaralı bentde gösterilen nedenlerle; davalı … … temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Yukarıda iki numaralı bentde açıklanan nedenlerle; davacı … … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 22/10/2015 günü oy birliği ile karar verildi.