Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2015/4780 E. 2015/9881 K. 22.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4780
KARAR NO : 2015/9881
KARAR TARİHİ : 22.10.2015

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi (… Asliye Hukuk Mahkemesi)

Taraflar arasındaki davada Kartal 2. Sulh Hukuk (İstanbul Anadolu 14. Sulh Hukuk) ve İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk (Kapatılan Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesi) Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, tazminat istemine ilişkindir.
Kartal 2. Sulh Hukuk (kapatılan) Mahkemesi, “…davanın dayanağı olduğu belirtilen 01.04.2007 başlangıç tarihli kira sözleşmesinde davacının taraf olmadığı, kiraya veren sıfatı bulunmadığı, sözleşmenin davalı ile dava dışı … … arasında düzenlendiği, bu kira sözleşmesine dayanarak sözleşmenin taraflarının dava açabilecekleri, 15.10.2009 tarihli temlik sözleşmesinin de davacı ile dava dışı … … arasında düzenlendiği ve kendilerini bağlayacağı, temlik sözleşmesine dayanarak davacının açtığı tazminat davasında HMK’nın 2 ve 4. maddesi gereğince mahkememizin görevli olmadığı, Kartal Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunun anlaşıldığı…” gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk (Kapatılan Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesi) Mahkemesince, “… dava dışı temlik eden … ile davalı arasındaki ilişki kira sözleşmesinden kaynaklandığından, temlik alan ile davalı arasındaki ilişkide kira sözleşmesi ile ilgilidir. 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nın 4. maddesinde kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıklara ilişkin davalar ile bu davalara karşı açılan davalara bakmak görevinin İstanbul Anadolu 14. Sulh Hukuk Mahkemesine (Kapatılan Kartal 2. Sulh Hukuk Mahkemesi) ait olduğu …” gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Somut olayda; sulh hukuk mahkemesi, 15.10.2009 tarihli temlik sözleşmesinin de davacı ile dava dışı … arasında düzenlendiği ve kendilerini bağlayacağı, bu temlik sözleşmesine dayanarak davacının açtığı iş bu tazminat davasında HMK’nın 2 ve 4. maddesi gereğince mahkemenin görevli olmadığı, asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuş ise de, alacağın devri 6098 sayılı Borçlar Kanununun 183 – 194. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Alacağın devri ile alacak hakkı bunu devralan 3. kişiye geçer. Böylece devralan daha önce devredene ait olan alacak hakkını kesin olarak iktisap eder; bunun üzerinde “tasarruf etme” yetkisini kazanır. Bu durumda devir işlemi ile devreden, borç ilişkisinden çıkar ve onun yerine alacaklı sıfatıyla alacağı devralan 3. kişiye geçer. Alacakla ilgili her türlü (dava açma, takip yapma, temlik etme… gibi) hukuki işlemler bu 3. kişi tarafından yapılır. Alacağı devreden …’in 01/04/2007 başlangıç tarihli kira sözleşmesiyle dava konusu mecuru 3 yıllığına davalıya kiraladığını, daha sonra …’in bu sözleşmeden kaynaklanan hak ve alacaklarını davacıya temlik ettiğini, davalının Kartal 16. Noterliğinin 28/11/2008 tarih ve 22609 yevmiye numaralı ihtarnamesiyle mecuru 31/12/2008 tarihinde boşaltacağını davacıya bildirdiğini, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 6. maddesinde taraflardan birinin 3 ay önceden yazılı olarak haber vermek koşuluyla sözleşmeyi feshedebileceğinin kabul edildiğini, davalı boşalttıktan sonra mecura zarar verdiğinin tespit edildiğini, ileri sürerek davalıdan 16.548,00.-TL tazminatın tahsilini talep etmiştir. 6098 sayılı Borçlar Kanununun 184. madde gereğince usûlune uygun bir devir yapılmıştır.
HMK’nın 4/1-a. maddesine göre kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar sulh hukuk mahkemesinin görevi kapsamında olduğu açık kanun hükmü karşısında görevli mahkeme, sulh hukuk mahkemesidir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul Anadolu Nöbetçi 14. Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 22/10/2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.