Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2015/5580 E. 2015/10465 K. 04.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5580
KARAR NO : 2015/10465
KARAR TARİHİ : 04.11.2015

MAHKEMESİ : İzmir 6. Tüketici Mahkemesi
TARİHİ : 24/12/2014
NUMARASI : 2014/338-2014/59

Taraflar arasındaki menfi tespit istemine ilişkin davada İzmir 7. Asliye Hukuk ve İzmir 6. Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Dava, telefon abonelik sözleşmesine dayalı alacağa ilişkin borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, 29.05.2014 tarihinde açılmıştır.
Asliye Hukuk Mahkemesi, “taraflar arasında abonelik sözleşmesi bulunduğu, abonelik sözleşmelerinin ise 4077 sayılı Kanunun 11/A maddesinde düzenlendiğini belirterek aynı Kanunun 23. maddesi uyarınca tüketici mahkemesinin görevli olduğu” gerekçesiyle;
Tüketici Mahkemesi ise, “abonelik sözleşmesinin işyeri ile ilgili olduğu, bu nedenle davacının tüketici sayılamayacağı” gerekçesiyle, görevsizlik kararı vermiş; kararlar, temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Abonelik sözleşmeleri gerek mülga 4077 sayılı Kanun ve gerekse de dava tarihinde yürürlüğe girmiş bulunan 6502 sayılı Kanun kapsamında “tüketici işlemi” sayılabilecek sözleşmelerdendir. Ne var ki; sözkonusu yasa hükümlerinin uygulanabilmesi için sözleşmenin tüketici işlemi sayılabilecek nitelikte bulunması yeterli olmayıp, mal ve hizmet satın alan kişinin “tüketici” sıfatına haiz bulunması gerekmektedir. Gerek 4077 sayılı Kanunun 2/1-e maddesi ve gerekse de 6502 sayılı Kanunun 3/1-k maddesi, tüketiciyi “ticari veya mesleki olmayan” amaçlarla hareket eden kişi olarak tarif etmiştir.
Somut olayda, davacının ihtilaf konusu telefon aboneliği sözleşmesini, telefon hattını işyerinde kullanmak üzere yaptığı ve seçtiği tarifenin “şirketim-tümiş-ofis” tarifesi olduğu anlaşılmaktadır. Ticari ve mesleki amaçla hareket ettiği anlaşılan davacı, 4077 ve 6502 sayılı kanunlar kapsamında “tüketici” olarak kabul edilemez. Bu nedenlerle uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir.
SONUÇ : Yukarıda belirtilen nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 04/11/2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.