Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2015/6894 E. 2015/10506 K. 04.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6894
KARAR NO : 2015/10506
KARAR TARİHİ : 04.11.2015

MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/03/2015
NUMARASI : 2014/484-2015/108

Taraflar arasındaki tazminat davasında Ankara 4. Tüketici Mahkemesi ve Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, yetkili servis tarafından tamir edilen doğalgaz sayacının doğru şekilde takılmaması sebebiyle, kazan pompalarının ve suların donması sonucu evin tesisatında meydana gelen zararın tazmini istemine yöneliktir.
Tüketici Mahkemesince, davanın hatalı onarım nedeniyle oluşan maddi zararın tazmininin istendiği, taraflar arasındaki ihtilafın eser sözleşmesinden kaynaklandığı gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
Asliye hukuk mahkemesince ise, uyuşmazlığın 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kaldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
4822 sayılı Kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde Kanunun amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukukî işlemin 4077 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukukî işlemin olması gerekir.
Borçlar Kanununun 355. maddesinde ise, istisna akdi bir tarafın iş sahibi, diğer tarafın yüklenici konumunda olduğu ve bedel karşılığında bir şeyin imalinin yapılmasının sağlandığı sözleşme olarak tanımlanmıştır.
Hizmet sözleşmesi ve eser sözleşmesi birbirine çok yakın kavramlar olup; hizmette, ücret, bağımlılık ve devamlılık, eser sözleşmesinde ise, bir şeyin ücret karşılığı imali söz konusu olmaktadır.
Davacı, davalı şirketten satın aldığı doğalgaz sayacının arıza yapması sebebiyle davalı firmaya ihbarda bulunduğunu, 15/01/2012 tarihinde firma yetkilileri tarafından sayacın içinin alındığı ve ertesi gün getirilerek sayacın takıldığını, doğalgaz sayacının tam kapatılmaması sebebiyle sayacın cezalı konuma geçtiğini, sayacın cezalı konumdan çıkarıldığı 18/01/2015 tarihine kadar doğalgaz kullanma imkanı bulunmadığından kazan pompalarının ve suların donması sebebiyle evin tesisatında zarar meydana geldiğini ileri sürmüştür. Sözkonusu zararın tazmininin istendiği somut olayda, hizmetten ziyade eser sözleşmesinin mevcut olduğu ve eser sözleşmesinin de genel hükümler ve Borçlar Kanununun 355. maddesinde düzenlendiği anlaşıldığından, 4077 sayılı Kanunun 3/d maddesinde düzenlenen hizmet kavramı kapsamında bulunmayan uyuşmazlığın genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde görülerek, sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 04/11/2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.