YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/802
KARAR NO : 2015/6390
KARAR TARİHİ : 25.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, kadastro sırasında …. köyü 101 ve 102 adalar arasında kalan yolun kesinleşmiş orman sınırları içinde kaldığı iddiasıyla dava açmıştır.
Mahkemece, dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmediğinden davanın görevsizlik nedeniyle reddine, karar kesinleştiğinde, dosyanın görevli ….. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz incelemesi üzerine yerel mahkeme hükmü Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 10/12/2009 tarih ve 2009/15418-18425 Esas ve Karar sayılı ilâmı ile onanmış, onama kararı üzerine görevsizlik kararı kesinleşerek dava dosyası asliye hukuk mahkemesine aktarılmıştır.
Asliye hukuk mahkemesince çekişmeli taşınmazın kısmen kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı belirlenerek, davanın kabulü ile; dava konusu …. köyünde bulunan (B1) ile gösterilen 283, 93 m² yüzölçümündeki çekişmeli taşınmazın yol olarak tespit dışı bırakılması işleminin iptaline, anılan taşınmaz bölümünün bitişiğindeki …ı ile birleştirilmek suretiyle tek parsel halinde orman niteliği ile adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince esasa ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1744 sayılı Kanuna göre 17.07.1980 tarihinde ilânı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Yörede ayrıca, 28.05.2007- 27.06.2007 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşen genel arazi kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman bilirkişi kurulu tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın kısmen orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesiyle 3402 sayılı Kanuna eklenen “Kadastro işlemi ile oluşan tesbit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” şeklindeki 36/A maddesi ve 17. maddesi ile eklenen “Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” şeklindeki geçici 11. maddesi hükümleri gereğince davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Bu sebeple, hükmün 2, 3 ve 4. bentlerinin kaldırılarak, yerine “6099 sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına” ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA 25/06/2015 günü oy birliği ile karar verildi.