Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2016/11715 E. 2018/4504 K. 07.06.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/11715
KARAR NO : 2018/4504
KARAR TARİHİ : 07.06.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin … ili, … ilçesi, … bucağı, … (…) köyü kulübe altı mevkiinde bulunan taşınmazın 18/09/1969 tasdik tarihli tapu senedinden de görüleceği üzere malik olduklarını, taraflarınca … Kadastro Müdürlüğüne, Tapu Müdürlüğüne zabıt kaydı eklenmek suretiyle taşınmazın akıbetini sorduklarını, Kadastro Müdürlüğü tarafından verilen cevapta taşınmazın hangi parsele uygulandığı belirlenmediği ve revizyon görmediği, Tapu Müdürlüğü tarafından verilen cevapta ise revizyon görmediği ve parsel numarası almadığını, kadastro çalışmasının usulsüz olduğu, ana amacının tapu kayıtlarının güncellenmesi olması gerekirken, müvekkillerine ait tapunun yok edildiği, bu durumun iç hukuk kaynaklarına aykırı olduğu gibi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde yer alan Mülkiyet maddesine de aykırı olduğunun tereddütsüz ortada olduğunu, bu nedenle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00.-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını dava ve talep etmiştir.
Mahkemece hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 4721 sayılı TMK’nın 1007. maddesine göre tazminat istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından tazminat istemine dayanak yapılan tapu kayıtlarının kadastro sırasında herhangi bir taşınmaza revizyon görmediği, revizyon görmeyen tapu kaydından kaynaklı tazminat davası açılabilmesi, zamanaşımı koşullarının incelenmesi ve tazminat kapsamının belirlenebilmesi için tapu kaydının ait olduğu taşınmazın bilinmesinin gerektiği, davacının tapu kayıtlarının uyduğunu iddia ettiği taşınmazları bildirmediği, mahkemenin yapacağı bir araştırma ile bunu tespit etmesinin de mümkün olmadığı, tapu kaydının kapsamında kalan taşınmazlar 3. bir kişi adına kayıtlı ise o kişiye karşı tapu iptali ve tescil davası açabileceği ya da tescil harici bir alan ise bu taşınmazın tapu kaydına dayanarak adına tescilini isteyebileceği, bu davalar sonucunda taşınmazları adına tescil ettirmez ise ancak ondan sonra tapu kaydının kapsamında kalan taşınmazlar için TMK’nın 1007. maddesine dayalı tazminat davası açabileceği anlaşıldığına göre, mahkemece davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmesi doğru değilse de, sonuç olarak davanın reddine karar verildiğinden yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davacıya yükletilmesine 07/06/2018 günü oybirliğiyle karar verildi.