Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2016/4109 E. 2017/8395 K. 25.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4109
KARAR NO : 2017/8395
KARAR TARİHİ : 25.10.2017

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Yörede 2007 yılında yapılan kadastro sırasında … ilçesi, … köyü 103 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, orman niteliği ile Hazine adına tespit ve tapuya tescil edilmiştir. Davacı, uzun yıllardır zilyetliğinde bulunan tarım arazisi vasfındaki taşınmazının orman parseli içerisinde bırakıldığını ileri sürerek, tespitin iptali ile adına tescili istemiyle kadastro mahkemesinde dava açmıştır.
Mahkemece, davanın kabulü ile 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfiyle gösterilen 2.215 m2 yüzölçümündeki bölümünün ayrı parsel numarası altında … mirasçıları adına tapuya tesciline, taşınmazın geriye kalan bölümünün tespit gibi tesciline karar verilmiş hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri tarafından (A) harfli alana yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, 22/06-23/07/2007 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşmiş ve çekişmeli parsel 103 ada 1 sayılı orman parseli içerisinde bırakılmıştır. Bu çalışma sırasında orman olarak kadastrosu yapılan ormanlarda 2/B uygulaması ile orman olduğu halde orman sınırları dışında bırakılan ormanların kadastrosu ve 2/B uygulama çalışmaları ise 25/04/2013 tarihinde ilan edilmiş ve davacı askı ilan süresinde eldeki davayı açtığından henüz kesinleşmemiştir.
Davacı tarafça, 2013 yılında yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulaması sırasında zilyetliğinde bulunan taşınmazın orman sınırları içerisinde bırakıldığı iddiasıyla tahdide itiraz davası olarak askı ilan süresinde kadastro mahkemesinde eldeki dava açılmış ise de mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen ve hükme esas alınan fen bilirkişi raporuna göre davaya konu taşınmazın 2007 yılında 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu sırasında 103 ada 1 sayılı orman parseli olarak tespit ve tescil edilen taşınmaz sınırları içinde kaldığı belirtilmiş olup, dosya arasında bulunan tapu kaydına göre 103 ada 1 sayılı parselin kadastro tutanağının itirazsız kesinleşerek tapuya tescilinin yapılmış olduğu anlaşılmıştır. Kadastro Mahkemesi, 6831 sayılı Kanunun 11. maddesinde belirtilen askı ilânı içinde açılan davalar ile 3402 sayılı Kadastro Kanununun 26 ve 11. maddeleri uyarınca askı ilânında açılan kadastro tespitine itiraz davalarında görevli olup; kadastro tutanağı kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazlar hakkında açılacak davalarda genel mahkemeler görevlidir.
Somut olayda yukarıda anlatılanlar ışığında genel mahkemeler görevli olup kadastro mahkemesi görevli olmadığından mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek davanın kabulü yönünde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınacağından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçelerle davalı Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 25/10/2017 gününde oy birliği ile karar verildi.