Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2016/6926 E. 2018/4734 K. 21.06.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6926
KARAR NO : 2018/4734
KARAR TARİHİ : 21.06.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin … ilçesi, … köyünde 143 ada …parsel sayılı taşınmazın maliki, davalının ise aynı yer 143 ada … parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, yapılan kadastro tespiti çalışmaları sırasında müvekkiline ait taşınmazın yaklaşık 150-… m2’sinin davalının taşınmazına yazıldığını, müvekkiline ait yer ile davalıya ait yer arasında kadim sınır bulunduğunu, kod farkı olduğunu beyan ederek; haksız ve yersiz olarak müvekkiline ait 143 ada …parsel sayılı taşınmaz üzerine yazılması gerekirken, davalının 143 ada … parsel sayılı taşınmazı üzerine yazılan 150-… m2’lik kısmın tapu kaydının iptali ile, müvekkiline ait 143 ada …parsel sayılı taşınmaz üzerine ilave edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; somut olayda kadastro tespit tutanağının ya da kütüğün beyanlar hanesinde yazılı zilyedlik veya muhdesat şerhinin aynî bir hak olmayıp, kişisel hak niteliğinde olduğu, tapu sicilinden ayrı olarak alınıp, satılması, değiştirilmesinin mümkün olmadığı; şerhe ilişkin taleplerin tarafların isteğiyle dahi Tapu Sicil Müdürlüğünce yerine getirilemeyeceği ve dava yoluyla da genel mahkemeden istenemeyeceği, bunun ancak kullanım kadastrosu sırasında ileri sürülebileceği ve hak sahipliği tespit komisyonunca değerlendirilebileceği, itiraz ve dava haklarının da bu aşamada kullanılması gerektiği, zilyetlik şerhine ilişkin itiraz, iddia ve davaların 3402 sayılı Kanunun 11. maddesindeki askı ilan süresinde ve kadastro mahkemesinde açılması gerektiği, dava konusu taşınmazlar ile ilgili böyle bir itirazın olmadığı, 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan satıştan sonra böyle bir davanın açılamayacağı, aksinin kabulünde 6292 sayılı Kanuna göre satım bedelinin tespitinde yüzölçümünün önemli bir yere sahip olduğu, davalının bedelini Hazineye ödemiş olduğu uyuşmazlık kısmı için davacı yönünden sebepsiz zenginleşme sonucunun doğacağı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, …B madde uygulaması nedeniyle … adına tesbiti yapılan taşınmazların beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhine dayalı olarak açılmış tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dava konusu Karaman ili, … ilçesi, … köyü 143 ada …parsel ve 143 ada … parsel sayılı taşınmazlar, 6831 sayılı Kanun kapsamında yapılan …B çalışması ile … adına … sınırı dışına çıkarılmış, kadastral ilanı yapılmış, askı ilan süresi içerisinde itiraz olmamakla tutanaklar 08.06.2012 tarihinde kesinleşmiş, 5831 sayılı Kanun ve bu kanuna dair çıkarılan 2011/…sayılı genelgenin ilgili madde hükümleri ve 3402 sayılı Kanunun 18. maddesi uyarınca 143 ada …parsel ve 143 ada … parsellerin zeytin bahçesi niteliği ile Maliye Hazinesi adına tespiti yapılmış ve daha sonra, almaya istekli olan zilyetlerine (davacıya ve davalıya) belirlenen ve ilan edilen yüzölçümlerine göre belirlenen fiyatla satılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, dava konusu 143 ada … parsel sayılı taşınmazın dava tarihinden önce 6292 sayılı Kanun uyarınca davalıya satılmış olduğu ve artık 6292 sayılı Kanunun “şerhe ilişkin hükümlerinin” uygulanma olanağının bulunmadığı belirlenerek hüküm kurulduğuna göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davacıya yükletilmesine …/06/2018 günü oy birliğiyle karar verildi.