Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2017/100 E. 2019/5297 K. 30.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/100
KARAR NO : 2019/5297
KARAR TARİHİ : 30.09.2019

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında çekişmeli …köyünde bulunan 115 ada 11 parsel sayılı taşınmaz 1.287,13 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bahçe niteliğinde davalı gerçek kişi adına tespit görmüştür.
Davacı dava konusu taşınmazın senetsizden davalı adına tespit edildiğini, 3402 sayılı Kanun gereğince süresinde Kadastro Müdürlüğünce yapılan askı ilanına itiraz ettiklerini, dava konusu taşınmazın evveliyatı itibariyle orman olması, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunması, zilyetlikle mülk edinme koşulları gerçekleşmediğinden ve kamu malı niteliğinde bulunduğundan söz konusu tespitin iptal edilerek taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; davalının dava konusu taşınmazı TMK 713/1 ve Kadastro Kanunu 14/1 maddesi gereğince davasız-aralıksız 20 yılı aşkın süredir malik sıfatıyla zilyetinde bulundurduğu, alınan orman bilirkişisi ve ziraat bilirkişisi raporlarından dava konusu taşınmazın orman sayılmayan sahalardan olduğu gerekçesiyle davanın reddine, ….. köyünde kaim 115 ada 11 parselin tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Taşınmazın bulunduğu yörede ilk tesis kadastrosu 1973 yılında 766 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılmıştır. 2015 yılında, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/2-a maddesi ile yenileme çalışması ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun Ek 5. maddesi gereği orman kadastro çalışmaları yapılmış, orman kadastro çalışmaları 03/10/2015 tarihinde kesinleşmiştir. Dava konusu taşınmaz 3402 sayılı Kadastro Kanununun Geçici 8. maddesi gereği yapılan kadastro çalışmalarında davalı adına tespit edilmiş, askı süresinde dava açıldığından kesinleşmemiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olmadığı gibi zilyetlikle kazanım koşullarının da oluştuğu belirlenerek hüküm kurulduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına, yatırdığı temyiz harcının istek halinde iadesine, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 30/09/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.