Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2017/1005 E. 2018/7795 K. 03.12.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/1005
KARAR NO : 2018/7795
KARAR TARİHİ : 03.12.2018

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava dilekçesinde; 10.000,00 TL maddi ve 2.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile üç eve ait pis su borularının projedeki fosseptik çukuruna bağlanması veya bu işlemin yapılabilmesi için bedelinin tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece; davacının talebi kat maliklerinden … yönünden projeye aykırı imalatlar nedeni ile kendi taşınmazında meydana gelen değer kaybı ve manevi tazminat talebinden ibaret olduğu, mahkemenin 2006/9 E. -2007/229 K. sayılı dosyası ile davacı tarafından bu davalı aleyhine açılan davada projeye aykırı imalatların kal’i sureti ile giderilmesine karar verildiği, asliye hukuk mahkemesince yapılan keşif esnasında kararın infaz edilerek aykırılığın giderildiğinin tespit edildiği, davacı ve davalı da beyanları ile bu hususu kabul ettiklerinden davalı … yönünden projeye aykırılığın ileri sürülemeyeceği, bu davalı yönünden maddi tazminatın şartlarının oluşmadığı, manevi tazminat talepleri yönünden ise taşınmazın davacı tarafından 08/04/1994 tarihinde satın alındığı, dava tarihi itibari ile aradan on üç yıldan fazla bir zamanın geçtiği, davalının süresi içinde zamanaşımı itirazında bulunduğu anlaşıldığından manevi tazminat talebi yönünden zamanaşımı süresi geçirildiğinden davanın reddine karar vermek gerektiği, diğer davalılardan … arsa sahibi, … müteahhit ve Alifer teknik sorumlu olup Türk Borçlar Kanunu 478. maddesi gereğince bu davalılara yönelik taleplerin binanın teslim tarihinden itibaren beş yıl içinde ileri sürülmesi gerekmekte olduğu, davacının binayı 08/04/1994 tarihinde satın aldığı, dava tarihi itibari ile aradan on üç yıldan fazla bir zaman geçtiği, davalıların süresi içinde zamanaşımı itirazında bulundukları, davalılar tarafından ayıbın kasten gizlenmiş olduğu kabul edilse dahi bu durumda uygulanacak olan on yıllık zamanaşımı süresi de geçirildiğinden bu davalılar yönünden davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kat irtifaklı anataşınmazda davalıların projeye aykırı yaptıkları imalatlardan dolayı davacının uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini, pis su borularının projedeki fosseptik çukuruna bağlanması veya bu işlemin yapılabilmesi için bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının dava dilekçesinde üç eve ait pis su borularının bahçesine bağlandığı ve bahçesine beton atıldığı, foseptik çukurunun kendi bahçesinde olması nedeniyle bakım ve boşaltma işlemini yaptırmak zorunda kaldığı,bahçesindeki foseptik çukurunun kullanıldığı ve kendi taşınmazına el atıldığı ve el atmanın devam ettiği, projeye aykırı olduğu iddia edilmekle özellikle projeye aykırılığın devam edip etmediği konusunda anataşınmaza ait mimari proje, vaziyet planı ve yönetim planı getirtilerek özellikle gerekçeli kararda belirtilen davalı … yönünden … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/95 Esas, 2007/ 229 Karar sayılı kararın hangi tarihte infaz edildiği, kararın içeriğinin ne olduğu ve bu dava dilekçesindeki taleplerinin anılan kararda mevcut olup olmadığı yönünden bilirkişiden somut ve tespiti sağlayacak belge ve bilgilerle ayrıntılı rapor aldırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken ayrıca dava dilekçesinde kendi bahçesindeki foseptik çukuruna bağlı olan üç eve ait pis su borularının projedeki foseptik çukuruna bağlanması veya bu işlemin yapılabilmesi için bedelin tahsili talep edilmekle davacının bahçesindeki foseptik çukuruna bağlı olan bağımsız bölümlerin tespit edilmesi ve maliklerinin davaya dahil edilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekili temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 03/12/2018 günü oy birliği ile karar verildi.