Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2017/10295 E. 2020/2027 K. 23.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/10295
KARAR NO : 2020/2027
KARAR TARİHİ : 23.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili 20/03/2015 tarihli dava dilekçesi ile … ilçesi … 756 parsel sayılı taşınmazın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışarısına çıkarıldığını ve davacı lehine kullanım şerhi verildiğini ancak taşınmaz hakkında yapılan satın alma başvurusunun taşınmazın 1. derecede korunması gerekli kültür varlığı olduğu gerekçesiyle reddedildiğini belirterek taşınmazın tapusunun iptali ile 6292 sayılı Kanun uyarınca davacı adına tescilini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacının satış başvurusunun reddine dair işlemin idari işlem olduğu ve davacının idari işlemin iptaline yönelik idare mahkemesinda iptal davası açabileceği gerekçesiyle açılan davanın yargı yolu bakımından reddine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6292 sayılı Kanuna dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Her ne kadar mahkemece davacının talebinin idari bir işlem olduğu ve bu idari işlemin iptalinin ancak idare mahkemesinden istenebileceği gerekçesiyle davanın yargı yolu bakımından reddine karar verilmiş ise de mahkeme kararı usul ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki,
Davacının istemine bağlı olarak davanın görüleceği yetkili ve görevli yargı biriminin belirleneceği açıktır. Davacı, taşınmazın maliki veya kullanıcısı olduğu iddiasıyla dava açıp taşınmazın kendi adına tescilini talep etmekte ise talep adli yargı kolunca incelenecek olup, şayet davacının 6292 sayılı Kanunun 7. maddesi kapsamında talepleri bulunmakta ise talep idari yargı kolunun görevi kapsamında olacaktır. Nitekim Danıştay 8. Dairesinin 21/02/2018 gün ve 2015/14985 E. – 2018/991 K. sayılı kararı da bu yöndedir.
Somut olayda davacı vekili her ne kadar dava dilekçesinde çekişmeli taşınmazların 6292 sayılı Kanun uyarınca davacının satın alma hakkı bulunduğunu ve bu yöndeki başvurusunun reddedildiğini belirtmiş ise de aynı dava dilekçesinde taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. Hal böyle olunca; davacı vekilinin tapu iptali ve tescil mahiyetinde olan bu talepleri ile ilgili olarak adli yargı kolu görevli olup, mahkemece tarafların delilleri toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde idari yargı kolunun görevli olduğu gerekçesiyle açılan tapu iptali ve tescil davasının yargı yolu bakımından reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 23/06/2020 günü oy birliği ile karar verildi.