YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/10471
KARAR NO : 2018/6548
KARAR TARİHİ : 18.10.2018
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar … vekili ve … Otelcilik Seyahat Turizm Taşımacılık Sanayi Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; … ili, … ilçesi, … mahallesi, 1073 ada 142 numaralı parsel üzerinde bulunan Konur apartmanı zemin kat, 1 numaralı bağımsız bölümün, tapu kaydına ve dosyasında mevcut mimari projesine aykırı olarak işyeri olarak kullanıldığını mesken amaçlı kullanılması gerektiğini beyan ederek; dava konusu taşınmazın eski hale getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; dava konusu taşınmazın, onaylı mimari projesinde ve tapu kaydı bilgilerinde “mesken” nitelikli, 1 numaralı bağımsız bölüm olduğu, ancak keşif gününde yapılan incelemelerde söz konusu bağımsız bölümün, davalılarca “işyeri” olarak kullanıldığının tespit edildiği, bu şekildeki kullanım için kat malikleri kurulunun oybirliği ile verdikleri bir karar bulunmadığı, eski hale getirmenin uygun olacağı, “işyeri” olarak kullanılan bahse konu bağımsız bölümün mimari projesine uygun hale getirilmesi durumunda, yapılacak tamir ve tadilat işleri için 2.000,00.-TL’nin gerektiği gerekçesiyle;
1-Davalı … hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
2-Diğer davalılar … ve … Otelcilik Seyahat Turizm Taşımacılık Sanayi Tic. Ltd. Şti. hakkındaki davanın kabulüne,
3-Davaya konu bağımsız bölümün eski hale (mesken) getirilmesine,
Bu davalılara eski hale getirme için kararın kesinleşmesinden itibaren 2 aylık kesin mehil verilmesine, davalılar tarafından yerine getirilmediği takdirde davacıya bu hususta yetki verilmesine ve bilirkişi raporunda belirtilen 2.000,00.-TL eski hale getirme bedelinin bu davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılardan … vekili ve … Otelcilik Seyahat Turizm Taşımacılık Sanayi Tic. Ltd. Şti. vekilince istinaf edilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesince; … 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 27/12/2016 tarihli 2014/1569 E. – 2016/1635 K. sayılı kararının kaldırılmasına yönelik istinaf başvurusu hakkında;
1-Davalıların istinaf başvurusunun kısmen kabulüne,
2-… 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/1569 E. – 2016/1635 K. sayılı 27/12/2016 tarihli kararının hüküm bölümünün, 3. fıkrasında eski hale (mesken) getirilmesine cümlesinden sonra gelen 4 satırdan oluşan 4. fıkraya kadar devam eden kısmın hükümden çıkartılmak suretiyle düzeltilmesine, diğer istinaf taleplerinin reddine dair verilen karar, davalı … vekili ve davalı … Otelcilik Seyahat Turizm Taşımacılık Sanayi Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2017/10471 – 2018/6548 Dava, Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca projeye aykırı yapıldığı bildirilen imalatların eski hale getirilmesi, müdahalenin önlenmesi istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/2. maddesi; “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” hükmünü amirdir. Buna göre hüküm fıkrasının, tarafların taleplerini karşılayacak şekilde açık ve maddeler halinde, infazda tereddüt yaratmayacak şekilde oluşturulması gerekir. Bu kapsamda; yerel mahkemece verilen ilk kararda asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmamış, sonrasında istinaf mahkemesince de “Kararın Düzeltilerek Esas Hakkında Hüküm Kurulması” kararı üzerine birleşen dava yönünden ayrıca hüküm kurulmamış olması yukarıda anılan kanun hükmüne aykırıdır. Zira asıl ve birleşen davaların tahkikat aşaması ortak olmakla birlikte, bu davalar esasen bağımsızlıklarını korurlar, asıl ve birleşen davaların her biri hakkında anılan madde hükmüne uygun olarak ayrı ayrı ve infazda tereddüt uyandırmayacak şekilde hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Öte yandan; Kat Mülkiyeti Kanununun 33. maddesi gereğince, yerel mahkemece eski hale getirme yönünde hüküm kurulduktan sonra, davalıya, aykırı eylemlerine son vermesi yönündeki uyarıyla birlikte, makul süre takdir edilmiştir. Davalılara eski hale getirilmesi için kararın kesinleşmesinden itibaren 2 aylık kesin mehil verilmesine, davalılar tarafından yerine getirilmediği takdirde davacıya bu hususta yetki verilmesine ve bilirkişi raporunda belirtilen 2.000,00.-TL eski hale getirme bedelinin bu davalılardan tahsiline, şeklindeki doğru belirleme ile hüküm kurulmasına rağmen, istinaf mahkemesince “kararının hüküm bölümünün, 3. fıkrasında eski hale (mesken) getirilmesine cümlesinden sonra gelen 4 satırdan oluşan 4. fıkraya kadar devam eden kısmın hükümden çıkartılmak suretiyle düzeltilmesine” şeklinde aksi yönde hüküm kurulması isabetsiz olmuş, temyiz talebinde bulunanların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü gerekmiş olup;
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371/1-b maddesi uyarınca BOZULMASINA, Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILARAK, dosyanın İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kararın bir örneğinin ise 6100 sayılı HMK’nın 373/1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine ve temyiz harcının istek halinde iadesine 18/10/2018 günü oy birliğiyle karar verildi.