Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2017/3710 E. 2017/8828 K. 02.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3710
KARAR NO : 2017/8828
KARAR TARİHİ : 02.11.2017

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili dava dilekçesinde, müteveffa …adına kayıtlı 1762 Sk. No:3… Apartmanında bulunan 2, 13 ve 7 nolu dairelerin malik …’nın vefatı ile vasiyetnamesi uyarınca TEV’e geçtiğini, bu vasiyetname nedeniyle Hazine tarafından TEV aleyhine açılan davanın halen derdest olduğunu, müteveffanın ölümüne kadar oturduğu 7 nolu dairenin aidatlarının 2007 yılı Kasım ayından beri ödenmediğini, ayrıca 2 ve 13 nolu kiracı olan dairelerinde yatırım bedeli olarak ödenmesi gereken ödemeleri ödemediğini, bu ödemelerin yapılması konusunda tereke mahkemesine olan müracaatlarının reddedildiğini, … 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/419-1390 E.K. sayılı dosyası ile müteveffanın terekesine …’ın temsilci olarak atandığını, … 3.İcra Müdürlüğünün 2013/2753 sayılı dosyası ile ödenmeyen aidatların ve yatırım bedellerinin tahsili amacıyla icra takibi başlattıklarını ancak temsilci tarafından bu takibe konu alacağın sadece asıl alacak kısmının ödendiğini, talep ettikleri faiz, masraf, harç ve vekalet ücretine itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu, bu nedenlerle itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece , tereke alacaklısının icra dosyasında asıl borcu kabul ettiğini ve ödediğini, kabul edilen tutar üzerinden icra masraf, harç ve vekalet ücretinin hesaplanması gereği icra müdürlüğünce ikmali gereken bir işlem olmakla bu itibarla bu yolda herhangi bir mahkeme hükmüne gerek olmadığını bildirdiği gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
SONUÇ: Murisin borçlarından tereke temsilcisi değil, tereke sorumludur. Bu nedenle davacı yönetimin, terekeye başvurdukları tarihten itibaren gecikme tazminatı ve faize hükmedilmesi gerekirken, terekeye bildirim tarihinin değilde,tereke temsilcisine bildirim tarihinin esas alınarak hüküm tesis edilmesi usul ve kanuna aykırı olduğundan hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 02/11/2017 gününde oy birliği ile karar verildi.