YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/5647
KARAR NO : 2017/3298
KARAR TARİHİ : 17.04.2017
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki davada … 6. Asliye Hukuk ve … 2. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
… 6. Asliye Hukuk Mahkemesince, menfi tesbit davasına konu olan bonolara dayanılarak kambiyo senetlerine özgü takip yapıldığı, kambiyo senetlerinin TTK’nında düzenlendiği, TTK’nın 4/1-a maddesi gereği Ticaret Kanununda düzenlenen hususlarda görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
… 2. Asliye Ticaret Mahkemesince ise, somut olayda, dava menfi tespit olup uyuşmazlık konusu senette tanzim yeri yani düzenlenme yeri bulunmamaktadır. TTK’nın 777/4. maddesine göre düzenleyen davacının isminin yanında da bir yer yazılı değildir. Davacının adının yanında adresi yazılı olup “… Cd. … .. B.16 Blok No:33 Atışalanı” şeklinde olup Atışalanı idari bir birim değildir. Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarına göre mahalle idari birim olmayıp bu şekildeki bir senet adi yazılı senet hükmünde olup, kambiyo vasfında değildir (bakınız Y.12 HD’nin 15.04.2014 tarih ve 2014/8452-10930 sayılı içtihadı). Öte yandan davacının ticari sicil kaydının da olmadığı görülmüştür. Yani uyuşmazlık her iki tarafında da ticari işletmesiyle ilgili bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; mahkememiz görevsiz olup görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK’nın 5/1. maddesi uyarınca, ticari davalara bakmak görevi, asliye ticaret mahkemesine aittir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Nispi ticari davalar, TTK’nın 4/1. maddesinin ilk cümlesinde tarif edilen davalardır. Buna göre, her iki tarafın da “ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan” hukuk davaları, ticari dava sayılmıştır. Mutlak ticari davalar ise, tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. TTK’nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır.
TTK’nın 4/1-a maddesinde, “TTK’da öngörülen” hususlardan kaynaklanan hukuk davaları, mutlak ticari davalar arasında sayılmıştır. Kambiyo senetleri, 6102 sayılı TTK’nın 670 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu nedenle, TTK’da düzenlenmiş olan kambiyo senedinden kaynaklanan hukuk davaları, mutlak ticari dava olup, aynı Kanunun 5/1. maddesi gereğince uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir.
Somut olayda, uyuşmazlığın tanzim yeri bulunmadığından kambiyo senedi niteliğini taşımayan bonodan kaynaklanmakta olup, TTK’nın 4/1-a ve 5/1 maddeleri gereğince, mutlak ticari dava niteliğinde olmayan uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesi tarafından çözümlenmesi gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince … 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 17/04/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.