YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/617
KARAR NO : 2017/1546
KARAR TARİHİ : 27.02.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar … ve … Belediye Başkanlığı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesi ile; … köyü ile … köyü arasında kalan ve dava dilekçesine ekli haritada (A) ve (B) harfi ile işaretli olarak gösterilen tarla vasfındaki taşınmazın tapuya kayıtlı olmadığını, 2010 yılında yapılan 2/B madde uygulaması dışında kalan bir yer olduğunu, taşınmazın 1991 yılında … varislerinden satın alındığını, dava konusu taşınmazın davacıdan önce en az 60 yıldır çeşitli zirai tarım işlerinde kullanıldığını ve davacının da taşınmazı aldıktan sonra burada zilyet olduğunu taşınmazı ekip biçmeye devam ettiğini, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının oluştuğunu belirterek, dava konusu taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama aşamasında taşınmazların yörede yapılan 2/B madde uygulaması sonrasında … sınırları dışına çıkartıldığının belirlenmesi sonrasında davacı vekili, 04.12.2014 tarihli duruşmadaki beyanında ise öncelikle zilyetliğe dayalı tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde 2/B arazisine zilyet olduklarının şerh düşülmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile; … ili, … ilçesinde kain fen bilirkişileri … … ve … ile … bilirkişisi … tarafından müştereken düzenlenen 16.06.2014 tarihli raporda (A) harfi ile işaretli olan 902,77 m2 ve (B) harfi ile işaretli olan 2235,61 m2 yüzölçümlü taşınmazların 2/B vasfı ile … adına yeni bir parsel numarası verilerek ayrı ayrı tapuda kayıt ve tesciline, taşınmazların beyanlar hanesine “iş bu taşınmaz …TC kimlik no’lu …’nın zilyetliğindedir” ibaresinin şerh düşülmesine karar verilmiş, hüküm davalılar … ve … Belediye Başkanlığı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına göre dava, 5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sınırları dışında kalan taşınmazın, kullanım kadastrosu kapsamına alınarak … adına tescili ve davacı lehine zilyedlik şerhi verilmesi istemine ilişkindir.
… köyünde 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre 1947 yılında yapılıp 18.07.1948 tarihinde ilân edilerek kesinleşen … kadastrosu, 3302 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp sonuçları 08.08.1991 tarihinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması, 5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen Ek 4. maddesi uyarınca yapılıp 28/04/2010 ila 28/05/2010 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşen kullanım kadastrosu vardır.
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun, 15.01.2009 tarih ve 5841 sayılı Kanun ile değişik EK-4. maddesi, 6831 sayılı … Kanununun 20/6/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2. maddesi ile 23/9/1983 tarihli ve 2896 sayılı, 5/6/1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanunlarla değişik 2. maddesinin (B) bendine göre … kadastro komisyonlarınca … adına … sınırları dışına çıkarılan yerlerin, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu, kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı hususlarının, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek ve … adına tescil edilmek suretiyle kadastrosunun yapılacağı hükmünü içermektedir. “Kullanım kadastrosu” olarak isimlendirilen bu çalışmanın amacı, 2/B sahalarını, fiili kullanım durumlarını dikkate alarak parsellere ayırmak ve bu taşınmazları 2/B alanı olarak … adına tescil ederken, taşınmazlar üzerinde fiili kullanımı bulunanları ve muhdesatları tespit ederek tapunun beyanlar hanesinde göstermektir. Bu çalışmalar sırasında, 2/B sahaları içinde mevcut dere ve yol gibi kamuya terk edilmiş yerler ise haritasında gösterilmekte ve tapudan terkin edilmektedir.
Kullanım kadastrosu sırasında hakkında kullanım kadastrosu tutanağı tanzim edilen taşınmazlar yönünden tutanağın beyanlar hanesinde yer alan ya da alması gereken kullanıcı ve muhdesat şerhlerine ilişkin olarak askı ilan süresi içinde Kadastro Mahkemesinde, askı ilanından sonra ise genel mahkemelerde kullanım kadastrosuna itiraz davası açılmasının mümkün bulunduğu hususu tartışmasızdır.
Hakkında kullanım kadastrosu tutanağı tanzim edilmeyen taşınmazlar yönünden dava açılıp açılamayacağı sorununu ise farklı ihtimalleri göz önünde bulundurarak değerlendirmek gerekmektedir.
Kullanım kadastrosu çalışmaları birim bazlı yapılan yıllık planlamalar doğrultusunda ve daha önceden … sınırları dışına çıkarılmış bulunan 2/B parsellerinde yapılır. Çalışmalar başlamadan önce, ilk olarak 2/B paftalarının aplikasyonları yapılır, varsa teknik hatalar düzeltilir ve kullanım kadastrosu bu sınırlar içinde yapılır. Belirlenen sınırlar içinde kalan ancak, fiili kullanım durumuna aykırı olarak hakkında tutanak düzenlenmediği iddia olunan taşınmazlar yönünden fiili kullanıcı iddiasında bulunan kişiler tarafından … (kamuya terk edilen yol vb yerler için ilgili kamu tüzel kişiliği dahil) aleyhine dava açılması da mümkündür. Açılacak bu davada, çekişmeli taşınmazın öncesi 2/B parseli olarak … adına tapuda kayıtlı bulunduğu için, taşınmazın … adına tescili ile beyanlar hanesine kullanıcı ve/veya muhdesat şerhi verilmesi istenebilir.
Diğer taraftan, kullanım kadastrosu çalışmasına tabi 2/B parseli içinde bulunduğu halde, aplikasyon ve teknik hatanın düzeltilmesi çalışmaları sırasında yapılan yanlışlıklar sonucu kullanım kadastrosu sınırları içine alınmayan taşınmazlar varsa; idarenin, kullanım kadastrosu yapılması planlanan 2/B parselinin bir bölümünü kullanım kadastrosu yapılacak sınırlar dışında bırakma yetkisi bulunmadığından; bu taşınmazlar hakkında da 2/B parseli olarak … adına tescil edilmesi ve kullanıcı ya da muhdesat şerhi verilmesi istemiyle dava açılması da mümkündür.
Ancak, hangi birim ve hangi 2/B parsellerinde ne zaman ve hangi sırayla kullanım kadastrosu yapılacağını planlama hususunun takdiri idareye ait bulunduğundan, henüz kullanım kadastrosu çalışması yapılmayan 2/B parselleri hakkında, idareyi kullanım kadastrosu yapmaya zorlayacak şekilde adli yargı yerinde dava açılamaz. Bu nedenlerle, idarece kullanım kadastrosu yapılması planlanmayan ve henüz kullanım kadastrosu çalışmalarına başlanmayan 2/B parselleri hakkında, fiili kullanım durumuna göre parsel ihdas edilerek … adına tescili ve tapu kaydına kullanıcı ya da muhdesat şerhi verilmesi istemiyle dava açılması mümkün bulunmamaktadır.
Somut olaya gelince, davacı, kullanım kadastrosu sırasında, 2/B parseli kapsamında olduğu halde 2/B parselinin bir bölümünün kullanım kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı ve bu bölüm üzerinde kalan bir kısım taşınmazların kendi fiili kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak, söz konusu taşınmaz bölümlerinin … adına tescili ve kendi adına kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Dosya kapsamının incelenmesinden İdarece, çekişmeli taşınmazın da içinde bulunduğu iddia edilen 2/B parselinde kullanım kadastrosu çalışmaları yapıldığı anlaşıldığına göre, davacının tescil ve şerh istemiyle açtığı davada yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davalı … Başkanlığına yükletilmesine, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince … harç alınmasına yer olmadığına 27/02/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.