YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1396
KARAR NO : 2018/5608
KARAR TARİHİ : 13.09.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
…………………a mahallesi, 4377 parsel sayılı 1.799.543,76 m² yüzölçümlü taşınmaz, 18.11.1997 tarihinde itirazsız kesinleşen arazi kadastrosunda 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda orman olarak sınırlandığı için orman niteliğiyle Hazine adına tespit ve tapuya tescil edilmiştir.
Davacı …, 4377 sayılı parselin orman olarak tescil edilmesine rağmen, …… döneminden beri tapulu arazileri olduğunu, 1929’da yaşanan sel felaketi ve toprak kayması sonucu 30 hektarı aşkın alanın çakılla örtülerek tarıma elverişsiz hale geldiğini, bu felakette zarar görmeyen bölümlerin ise 70 yıldır …… ……, 30 yıldır da …… …… olarak kullanıldığını, taşınmazın ormanla bir ilgisinin olmadığını belirterek taşınmazın tapusunun iptali ile adına tescilini talep etmiş, 23.02.2005 tarihli dilekçesi ile talebinin dilekçede sınırlarını belirttiği yaklaşık 3 hektar tutarındaki alana ilişkin olduğunu belirtmiştir.
Birleştirilen dosyada davacı vekili, 4377 parsel sayılı taşınmaz içerisindeki yaklaşık 30 dönümlük alanın tapulu arazi olduğunu belirterek taşınmazın tapusunun iptali ile hak sahipleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile müvekkilinin payı oranında tapunun iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiş, iki dava aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu gerekçesiyle birleştirilmiştir.
Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, davacının dayanak tapu kayıtlarının dava konusu taşınmaza uyduğu tespit edilemediğine ve dava konusu taşınmazda davacının zilyetliği de bulunmadığına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 13/09/2018 günü oy birliği ile karar verildi.