YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1899
KARAR NO : 2018/5795
KARAR TARİHİ : 20.09.2018
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı …… tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
3402 sayılı Kadastro Kanununun geçici 8. maddesi uyarınca, 2013 yılında yapılan kadastro sırasında …… ili, …… ilçesi, …… mahallesi 103 ada 21 parsel sayılı taşınmaz 819.11 m2 yüzölçümü ve içinde ev olan tarla vasfı ile …… adına tespit edilmiş, tutanağın beyanlar hanesine bu parsel üzerindeki ev Mustafa oğlu …’e aittir şerhi verilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin bu taşınmazda malik sıfatı ile zilliyet olduğunu, kadastro çalışmaları sırasında …… adına tespit edildiğini, ancak taşınmazı müvekkilinin 25 senedir nizasız fasılasız kullandığını, üzerine ev yaptığını, zeytin ağaçları aşıladığını, meyve ağaçları diktiğini ve tarlayı temizlediğini ileri sürerek …… adına yapılan tespitin iptali ile taşınmazın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu davanın kabulü ile dava konusu 103 ada 21 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın 819.11 m2 yüzölçümü ile içinde ev olan tarla vasfı ile davacı adına tespit ve tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm …… tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Yörede 1956 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında çekişmeli taşınmaz tespit harici bırakılmış, 1949 yılında 3116 sayılı Kanuna göre …… kadastrosu, 1975 yılında 2. madde uygulaması yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman …… bilirkişi tarafından …… kadastrosuna, eski tarihli memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın …… sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek, yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince ……den harç alınmasına yer olmadığına 20/09/2018 gününde oy birliği ile karar verildi.