Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2018/4463 E. 2018/5677 K. 17.09.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4463
KARAR NO : 2018/5677
KARAR TARİHİ : 17.09.2018

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Tereke teslimine ilişkin olarak açılan davada …… 1. Sulh Hukuk ve …… Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile dosyada son karar Bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş ise de iki farklı bölge adliye mahkemesinin yargı çevresinde kalan mahkemelerce karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verilmiş olması ve 5235 sayılı Kanunun 36/3. maddesi gereğince bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinin görevinin yargı çevresi içerisinde bulunan adlî yargı ilk derece hukuk mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek olduğundan yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, terekenin teslimi talebine ilişkindir.
…… 1. Sulh Hukuk Mahkemesince, müteveffanın ……… adresinin “…… Mah. …… Cad. No:10 ……/……” olsada, sürekli adresinin …… köyü ……/……… olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
…… Sulh Hukuk Mahkemesince ise sistem üzerinden yapılan sorgulamada müteveffanın yurt içi ikamet adresinin “…… …… ……evi ……” olduğu, ……… adresinin ise “…… Mah. …… Cad. NO:10 ……/……” olduğu, müteveffanın sürekli adresinin ……/……… olduğu konusunda herhangi bir araştırma yapılmadığı, her ne kadar 30/05/2017 tarihli ……… Gülay imzalı bilgi notunda müteveffanın sürekli adresinin “…… Köyü ……/………” olduğundan bahsedilmiş ise de; bu konu ile ilgili kolluk araştırılması yapılmadığı ve …… sisteminde müteveffanın gerek ……… adresinin, gerekse yurt içi ikametgah adresinin “……” olduğu gerekçesiyle yetkisizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
Türk Medenî Kanununun 589. maddesinde “miras bırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi, istem üzerine veya re’sen tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak üzere gerekli olan bütün önlemleri alır.” denilmektedir. TMK’nın 19/1. maddesinde de “Yerleşim yeri, bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir.” hükmüne yer verilmiştir.
Türk Medenî Kanununun 22. maddesi uyarınca bakım ve sağlık kurumuna konulmanın yeni yerleşim yeri edinme sonucunu doğurmayacağı hüküm altına alınmış ise de, müteveffanın sürekli kalmak amacıyla ……evine yerleştiği ve ölüm tarihine kadar ……evinde yaşadığı anlaşılmaktadır. Müteveffanın nüfus kaydında gösterilen yerleşim yeri adresinin “…… Mah. …… Cad. No:10 ……/……” adresi olduğu, bu adresin de ……evi olduğu anlaşıldığından uyuşmazlığın, …… 1. Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri ile 5235 sayılı Kanunun 36/3. Maddesi gereğince …… 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 17/09/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.