Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2018/5931 E. 2018/7964 K. 06.12.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5931
KARAR NO : 2018/7964
KARAR TARİHİ : 06.12.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin yönetim kurulu başkanlığı yaptığı dönemde davalı sitenin borcuna mahsuben cebinden ödediği 1.976,00.-TL’nin tahsili için … 5. İcra Müdürlüğünün 2013/4918 Esas sayılı takip dosyası ile takip başlatıldığını, ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyan ederek; davalının haksız itirazının iptaline ve davalının % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın reddine, davacı tarafın icra inkar tazminatına mahkum edilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; daha önce yönetici olan davacının görevi sırasında yaptığı masrafların tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun Ek 1. maddesindeki, “Bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık sulh mahkemelerinde çözümlenir.” hükmü uyarınca, Kat Mülkiyeti Kanununun uygulanmasından kaynaklanan davada görevli mahkeme sulh hukuk mahkemeleridir. Uyuşmazlıkta genel hükümlerin değil kat mülkiyetine ilişkin hükümlerin uygulanması gerekmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Görevin Belirlenmesi ve Niteliği” başlıklı 1. maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirlendiğinden bu hususun mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Bu halde, yukarıda belirtildiği üzere davanın nitelemesine göre eldeki uyuşmazlıkta sulh hukuk mahkemelerinin görevli olduğu düşünülmeden, talep hakkında görevsizlik kararı verilmeyip işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK’nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 06/12/2018 günü oy birliğiyle karar verildi.