Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2019/2138 E. 2020/2847 K. 10.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2138
KARAR NO : 2020/2847
KARAR TARİHİ : 10.09.2020

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

2007 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında … ili, … ilçesi, … köyü 105 ada 36 parsel sayılı 703,39 m2 yüzölçümündeki taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ahır ve fındıklık niteliği ile … adına tespit edildiği, 17.08.2007-17.09.2007 tarihleri arasında ilan edildiği, itiraz edilmeksizin kesinleşmekle 27.09.2017 tarihinde tapuda tescil işleminin yapıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı Hazine vekili 15.09.2017 tarihli dava dilekçesinde; … ili, … ilçesi, … köyü 105 ada 36 parsel sayılı taşınmazın eski tarihli memleket haritasına göre orman sayılan yerlerden olduğunu, ormandan edinildiğini, zilyetlikle kazanılamayacağını ileri sürerek tapu kaydının iptal edilip orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yargılama sonunda mahkemece; çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi tarafından düzenlenen 09.03.2018 havale tarihli rapor ve krokide “B” ile işaretlenen 313,48 m2 yüzölçümlü kesiminin orman sayılmayan yerlerden olduğu, “A” ile işaretlenen 389,91m2 yüzölçümlü bölümünün ise orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 09.03.2018 havale tarihli rapor ve krokide “A” ile işaretlenen 389,91m2 yüzölçümlü bölümünün tapu kaydının iptal edilip orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hüküm hakkında davacı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna gidilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 06.02.2019 tarih, 2018/2279 E., 2019/180 sayılı kararı ile; … Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.03.2018 tarih 2017/454 – 2018/178 E-K sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; orman sayılan yer iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 sayılı Kanun hükümleri uyarınca 1947 yılında yapılıp 1948 yılında kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanunla değişik hükümleri uyarınca 1975 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır.
Davacı Hazine vekilince karar; dava konusu … ili, … ilçesi, … köyü 105 ada 36 parsel sayılı taşınmazın 09.03.2018 havale tarihli kadastro bilirkişisi …’in raporunda “B” harfi ile gösterilen kısmına yönelik temyiz edilmiş ise de incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından orman
kadastrosu, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 105 ada 36 parsel sayılı taşınmazın taşınmazın B ile gösterilen kısmının orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 10/09/2020 gününde oybirliği ile karar verildi.