YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2601
KARAR NO : 2019/3857
KARAR TARİHİ : 10.06.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı gerçek kişi, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … köyünde bulunan tahmine 3000 m2’lik taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, davacı davasının reddine; karşı davacı Hazine davasının kabulüne; … ili, Merkez ilçe, … köyünde bulunan, fen bilirkişisi 12/04/2010 tarihli krokili raporunda (A) harfli 1451,42 m2 yüzölçümlü taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması 01/11/2001 tarihinde başlanmış, 22/03/2004 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; Dairemizin 12.04.2018 tarihli 2016/8169 E. – 2018/2944 K. sayılı iade kararı üzerine dosya iade kararında belirtildiği şekilde hükme esas alınan raporu düzenleyen fen bilirkişiye verilerek ek rapor alınmış, ancak bu raporda dava konusu (A) harfli 1451,42 m2 yüzölçümlü taşınmazın bir bölümünün 21 (257) ve 22 (259) parseller içerinde kaldığı bildirilmiştir. Mahkemece fen bilirkişisi 12/04/2010 tarihli krokili raporunda (A) harfli 1451,42 m2 yüzölçümlü taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilerek mükerrer tapu kaydı oluşturarak infazı kabil olmayacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Ayrıca davaya konu olmayan bölümler hakkında da hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 10/06/2019 günü oy birliğiyle karar verildi.