Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2019/5076 E. 2020/2467 K. 06.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5076
KARAR NO : 2020/2467
KARAR TARİHİ : 06.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan … ve arkadaşları vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

… ili, …l ilçesi, …. köyü 98 parsel sayılı, 17880,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfında davalılar ve bir kısım murisleri adına tapuda kayıtlıdır.
Davacı … Yönetimi, dava konusu taşınmazın 1945 yılında kesinleşen orman sınırı içinde kaldığını ve öncesi itibarıyle ve halen orman olduğunu bildirerek, tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline, üzerindeki şerhlerin terkinine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır
Mahkemece, davanın kabulü ile, dava konusu taşınmazın 12/12/2015 tarihli bilirkişi raporuna göre (B) rumuzuyla gösterilen 6954,95 m2’ye ilişkin kısmının iptali ile eylemli orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 3. kişiler lehine olan takyidatların kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalılardan … ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman sınırı içinde kalan tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Yörede 1945 yılında kesinleşen orman kadastrosu, 1953 yılında 5653 sayılı Kanuna göre makiye ayırma çalışması, 1982 ve 1994 yıllarında kesinleşen aplikasyon ve 6831 sayılı Kanunun 1744 ve 3302 sayılı kanunlarla değişik 2. madde ve 2/B madde uygulamaları, 1961 yılında kesinleşen arazi kadastrosu vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın (B) harfiyle gösterilen 6954,95 m2’lik kısmının kesinleşmiş orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde iadesine
06/07/2020 günü oy birliğiyle karar verildi.