YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1754
KARAR NO : 2020/2798
KARAR TARİHİ : 09.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde; … ili, … ilçesi, … mahallesi, 215 ada 15 sayılı parselin tapu kaydının beyanlar hanesinde fiilî kullanıcı olarak davalılardan …’ın isminin şerhedilmiş olmasına rağmen aslında bu yerin müvekkiline ait olduğunu beyan ederek; beyanlar hanesindeki “Bu taşınmaz … oğlu … kullanımındadır.” şeklindeki şerhin terkin edilerek müvekkilinin zilyet olduğuna dair tapuya şerh verilmesini, bu talepleri mümkün olmadığı taktirde davalı adına yolsuz bir tapu kaydı oluşmuşsa taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili … adına tesciline, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davaya konu … ilçesi, …mahallesi, 215 ada 15 parsel sayılı taşınmazın 5831 sayılı Kanunla değişik 3402 sayılı Kadastro Kanununun Ek 4. maddesi kapsamında 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca yapılan çalışma neticesi 175,54 m² olarak bahçe niteliğiyle Hazine adına tescil edildiği, kadastro çalışmalarında da parselin kullanıcısının … olarak tespit edildiği, dosyaya sunulan davacıya ait harici satış senedi, emlak vergi kayıtları ile davalı … ait harici satış senedi ve emlak kayıtlarının teknik bilirkişi tarafından taşınmaza uygulandığı, davacıya ait satış senedinde 27 nolu özel parsele ilişkin harici satımın söz konusu olduğu, ancak bu yerin dava konusu taşınmaza uymadığı, teknik bilirkişi raporunda yeşil renkle taranan 216 ada, 2 sayılı parsele tekabül ettiği, davalıya ait harici satışa konu olan 11 nolu özel parselasyonun ise dava konusu 215 ada 15 sayılı parsele tekabül ettiği, davacının davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, 4721 sayılı TMK’nın 1007. maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı kanıtlar ile yasal gerektirici nedenlere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılmasında usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına, öte yandan dava dilekçesinde bizzat davacı tarafça Hazine’nin hasım olarak gösterilmiş olmasına ve mahkemece davalı Hazine lehine 1.500,00 TL vekalet ücreti takdir edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 09/09/2020 günü oy birliğiyle karar verildi.