YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1926
KARAR NO : 2020/2366
KARAR TARİHİ : 02.07.2020
lacak istemine ilişkin olarak açılan davada…..ukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile dosyada son karar Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş ise de iki farklı bölge adliye mahkemesinin yargı çevresinde kalan mahkemelerce karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verilmiş olması ve 5235 sayılı Kanunun 36/3. maddesi gereğince bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinin görevinin yargı çevresi içerisinde bulunan adlî yargı ilk derece hukuk mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek olduğundan yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının rücuan tahsili istemine ilişkindir.
……. Hukuk Mahkemesince, taraflar arasında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun yürürlükte olduğu dönemde yapılan yazılı sözleşmeye göre Ankara mahkemelerinin yetkili kılındığı, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli olduğu, uyuşmazlığın taraflarca serbestçe tasarruf edilebilecek konularda olduğu, kesin yetkinin bulunmadığı, geçerli bir yetki sözleşmesinin mevcut olduğu, taraflarca aksi kararlaştırılmadığından davanın sadece yetki sözleşmesi ile belirlenen …… mahkemelerinde açılabileceği, davalı tarafça süresinde yetki itirazında bulunulduğu, bu haliyle yetki ……..Hukuk Mahkemesince, davacı davasını daha önce …. 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde ikame etmiş, mahkemece ……..yönünden dosya tefrik edilmiş olup, bu mahkemenin 06/02/2019 günlü, 2019/19 E. – 2019/43 K. sayılı ilamıyla; “taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 5. maddesinde hizmetin yapılacağı yerin 8. Kolordu Komutanlığı ve ….. Birlikleri (…..)” olarak tanımlandığı, yetkili yerlerden sözleşmenin ifa yeri olan ….. mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle” yetkisizlik kararı verildiği, dosyanın ….. Mahkemesine tevzi edildiği, bu mahkemenin de 08/10/2019 günlü, 2019/106 E. – 308 K. sayılı ilam ile “taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre ……. mahkemelerinin yetkili kılındığı” belirtilerek yetkisizlik kararı verdiği ve dosyanın mahkememize tevzi edildiği belirlenmiştir. Dava ilk olarak….. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmıştır. Mahkeme, yetki itirazında bulunan davalılardan …… 10. maddesi gereğince yetkisizlik kararı vermiş, bu yetkisizlik kararı tarafların temyiz etmeleri nedeniyle kesinleşmiştir. Bu aşamadan sonra, verilen yetkisizlik kararı kesin yetki hükümlerine tabi olmadığından, yetkisizlik kararında yetkili olduğu gösterilen mahkemeyi bağlar. Başka anlatımla, yetkisizlik kararı üzerine kendisine gelen davada mahkeme, yeniden bir başka mahkemenin yetkili olduğundan bahisle yetkisizlik kararı veremez. Bu itibarla, …… yetkisizlik kararıyla bağlı olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 17. maddesinde “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” düzenlemesi yer almaktadır.
Yetki sözleşmesi tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapıldığı takdirde HMK’nın 17. maddesi uyarınca geçerlidir. Yalnızca tacirler ve kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi yetkili kılabilir. Bu yeni düzenleme, 01.10.2011 tarihinden sonra açılacak davalar bakımından uygulanmakla birlikte, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 19. maddesinin 2. bendi “Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.” hükmünü içermektedir.
Mahkemece re’sen yetkisizlik kararı verilebilecek haller, dava şartı olan, kesin yetki halleridir. HMK’nın 18. maddesi kesin yetkinin olduğu hallerde tarafların yetki sözleşmesi yapamayacaklarını açıkca düzenlemiştir. Bu nedenle yetki sözleşmesi kesin yetkinin olduğu hallerde yapılamaz. Yetki sözleşmesinin yapılmış olması da resen yetkisizlik kararı verilebilecek hallerden değildir. (11. HD 2016/15056 -2017/319 vb)
Somut olayda, kesin yetki durumu bulunmadığından ve taraflar yetki itirazlarında ”sözleşmede gösterilen ankara mahkemelerinin yetkili olduğunu” ileri sürmediği gibi işin yapıldığı yer olan ….. mahkemelerinin yetkili olduğunu belirtmiştir. Bu durumda uyuşmazlığın, ……. 4. Asliye Hukuk Mahkemesince görülüp çözümlenmesi gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğinc…….ahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 02/07/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.