YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/467
KARAR NO : 2020/1137
KARAR TARİHİ : 02.03.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili 13.02.2014 tarihli dava dilekçesi ile; … ili, … ilçesi, … mahallesi … deresi mevkiinde bulunan sınırlarını bildirdiği yaklaşık 24 dönüm taşınmazın irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasıyla miras payları oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile dava konusu taşınmazın 03/03/2015 bilirkişi raporlarında (C) harfi ile gösterilen 17.475,12 m2’lik yüzölçümlü taşınmazın muris İsmail Albeni mirasçıları olan davacılar adına Söğütlü Noterliğinden alınan 20/11/2015 tarihli 1547 nolu veraset ilamındaki hisseleri oranında tapuya tesciline; taşınmazın (A) ve (B) harfleri ile gösterilen (A=3.987,48 m2, B=1.019,44 m2) toplam 5.006,92 m2’lik alanın ayrı ayrı orman vasfı ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede arazi kadastrosu 766 sayılı Kanun hükümlerine göre 1977 yılında, orman kadastro ve 2/B uygulaması 1991 yılında yapılmıştır.
Mahkemece, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin açılan davada (C) harfi ile gösterilen taşınmaz yönünden davanın kabulüne, (A) ve (B) harfleri ile gösterilen taşınmazlar yönünden davacıların davasının reddine karar verilmiş olup, incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastrosu, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın (C) harfi ile gösterilen kısmının orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişiler yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik yoktur. Ancak davacıların davasının kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmesine rağmen reddedilen kısım yönünden davacılar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmediğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 02/03/2020 günü oy birliğiyle karar verildi.