Yargıtay Kararı 21. Ceza Dairesi 2015/104 E. 2015/780 K. 06.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/104
KARAR NO : 2015/780
KARAR TARİHİ : 06.05.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Suça konu çekler mahkemece incelenip Türk Ticaret Kanununda öngörülen bütün unsurlarını taşıdıklarına dair gözlemin duruşma tutanağına geçirildiğinin anlaşılması karşısında tebilğnamedeki (1) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1-Sanığın, kızı …’e ait … adına çek keşide etme yetkisi bulunmadığı halde borcuna karşılık suça konu çekleri düzenleyip katılana vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunması, sanığın, işyerinin kızı adına olduğunu ancak fiilen kendisinin işlettiğini, suça konu çekleri de kendisinin düzenleyip borca karşılık katılana verdiğini, kızı adına olan bütün çekleri kendisinin kullandığını, bundan kızının haberinin olmadığını, ancak vekaletine istinaden onun adına bankadan çek karnesi aldığını bildiğini, bu şekilde tanzim ettiği bir çok çekin ödendiğini, suça konu çekleri tanzim ettikten sonra kızına bilgi verdiğini savunması, dosyada mevcut 14.12.1999 tarihli vekaletnameye göre de …’in sanığı işyerinin sevk ve idaresinde yetkili kıldığının anlaşılması karşısında; ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.1992 gün ve 80/98 sayılı kararında da belirtildiği üzere, belgede sahtecilik suçlarında önceden verilen rıza üzerine borçlu yerine onun imzasının atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastından söz edilemeyeceği gibi rızanın açık veya zımni olabileceği cihetle, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından, şirketin sahibi olan … ‘in tanık olarak beyanı alınarak, sanığın şirket adına çek keşide etme yetkisinin bulunup bulunmadığı, bu konuda kendisi tarafından verilmiş bir vekaletname yada rızasının olup olmadığı ve ilgili bankadan daha önce benzer şekilde keşide edilen çeklerin ödenip ödenmediğinin de araştırılmasından sonra hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabul ve uygulamaya göre de ;
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki ‘velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun’ sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, alt soyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.05.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.