YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10692
KARAR NO : 2017/1652
KARAR TARİHİ : 30.03.2017
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Resmi belgenin düzenlenmesi sırasında yalan beyanda bulunmak suçunun oluşması için, kişinin açıklamaları üzerine yetkili bir kamu görevlisi tarafından resmi bir belgenin düzenlenmesi ve düzenlenen resmi belgenin, beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gerekir. Yalan beyanın tek başına kanıtlama gücünün bulunmadığı, bu beyana rağmen görevlinin, beyan edilen hususların doğruluğunu araştırıp da belgeyi sonra düzenlemesinin gerekli olduğu takdirde, belgeye dayanak oluşturan bilgi yalan beyan olmayıp görevlinin araştırması sonucu ulaştığı bilgi olduğundan yine beyan olunan bilgiler ilgili memur ya da makamın başkaca araştırma yapmasını, belge incelemesini gerektirirse veya yalan beyan üzerine memurun kandırılamaması neticesinde doğru şekilde belge oluşturulması durumunda anılan suçun oluşmayacağı; sürücü belgesi bulunmayan …’ in … plakalı kamyonet ile kaza yapmasından sonra, bu şahsın ceza ödememesi için sanık …’in kolluk görevlilerine aracı diğer sanık …’ in kullandığını beyan etmesi şeklinde gerçekleşen eylem nedeniyle, kolluk birimlerinin alınan beyanlarının doğruluğunu araştırmakla görevli olması nedeni ile resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun unsurları itibari ile oluşmayacağı, gözetilmeden yetersiz gerekçe ile sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Kabule göre de; TCK’nun 50/2. maddesindeki “Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hâllerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez” hükmü ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19.03.2013 gün, 2012/2-1500 Esas, 2013/95 sayılı kararında da açıklandığı üzere, seçenek yaptırım öngörülen hallerde, mükerrir sanık hakkında temel cezanın TCK’nun 58/3. maddesi hükmü gereğince, zorunlu olarak hapis cezası şeklinde belirleneceği, aynı Kanunun 50/2. maddesi hükmüne göre de, bu cezanın paraya çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi ve tekerrür hükmünün uygulanmaması
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonuç ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 30.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.