Yargıtay Kararı 21. Ceza Dairesi 2015/11494 E. 2017/1687 K. 04.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/11494
KARAR NO : 2017/1687
KARAR TARİHİ : 04.04.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

1) Cincin İletişim yetkilisi olan sanık hakkında katılan adına bilgisi dışında abonelik sözleşmesi düzenlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından, abonelik sözleşmesi tanzim edilirken ibraz edilen ve bir örneği dosya içinde bulunan nüfus cüzdanı fotokopisi üzerindeki fotoğrafın katılana aidiyeti araştırılıp sözleşme düzenlenirken sahte kimlik kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi, sözleşmede yer alan irtibat numarasının adına kayıtlı olduğu kişinin tespit edilmesi, suç tarihinde suça konu sözleşmenin düzenlediği yerdeki çalışanların tanıklıktan çekinme hakları hatırlatılarak beyanlarının alınması, gerektiğinde suça konu belgelerdeki yazı, rakam ve imzaların bu kişilerin eli ürünü olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı,
2) Eyleminin sübutu halinde; hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Yasa ile değişik 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.04.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.