Yargıtay Kararı 21. Ceza Dairesi 2015/14174 E. 2016/3712 K. 25.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14174
KARAR NO : 2016/3712
KARAR TARİHİ : 25.04.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Sanıklar …, ve …: Beraat

1-Sanıklar … ve … hakkındaki hükümlere yönelik incelemede;
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2- Sanık … hakkındaki hükme yönelik incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekili ve sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
a)Anıl Yapı Kooperatifi başkanı olan sanığın, suça konu sahte olarak düzenlediği/düzenlettiği katılanın üyeliğinin düşürülmesine ilişkin 30.08.2002 tarihli dilekçeye istinaden, katılana ait olan 36 nolu bağımsız bölümde bulunan villayı, 12.09.2002 gün ve 34 nolu kararı almak suretiyle kendi üzerine devralması şeklindeki eyleminin, zincirleme biçimde işlenmiş kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili tüm hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
c) Kabul ve uygulamaya göre;
T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 25.04.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.