YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5957
KARAR NO : 2016/804
KARAR TARİHİ : 03.02.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- 5237 sayılı TCK’nun 206. maddesinde düzenlenen ve doktrinde “fikri sahtecilik” olarak adlandırılan “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma” suçunun oluşabilmesi için, kişinin açıklamaları üzerine oluşturulan resmi belgenin, bu beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gereklidir. Maddenin gerekçesinde de belirtildiği üzere beyanı alan memur bu beyanın doğruluğunu araştırıp tahkik etmek ve daha sonra edindiği kanaate göre resmi belgeyi düzenlemek durumunda ise, bir başka ifade ile resmi belge sadece kişinin (sanığın) beyanına göre değil de memur tarafından yapılacak inceleme sonucuna göre meydana getirilmekte ise bu maddede tanımlanan suç oluşmayacaktır.
Somut olayda, uyuşturucu madde bulunduğu ihbarı üzerine sanığın ikametgahında olmadığı esnada yapılan aramada sanığa ait fotoğraf hanesi kesilmiş vaziyette nüfus cüzdanı aslı ile … isimli kişi adına düzenlenmiş ancak üzerinde sanığın fotoğrafı bulunan nüfus cüzdanı fotokopisinin ele geçirildiği ve narkotik birimince sanığın tanınması nedeniyle gerçek kimliğinin tespit edilerek buna göre hakkında soruşturma yürütüldüğünün anlaşılması karşısında; sanığa yüklenen yalan beyanda bulunma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı ve beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “Sanığın resmi evrak düzenlendiği sırada fotokopi nüfus cüzdanını ibraz edip … ismi ile soruşturma yapılmasını sağladığı” şeklindeki dosya içeriğine uygun olmayan gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
Adli emanetin 2012/895 sırasında kayıtlı bulunan suça konu belgelerin dosyada delil olarak saklanmaları yerine TCK’nun 54. maddesi gereğince müsaderelerine karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.