YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7287
KARAR NO : 2016/3915
KARAR TARİHİ : 28.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanığın, …… adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesi ile müşteki …’ün çalıştığı işyerinden ….. plakalı aracı kiraladığı, daha sonra bu aracı müşteki …’ye satmak için …’ün kimlik bilgilerini havi üzerinde kendi resmi bulunan sahte sürücü belgesini ibraz ederek anlaştığı ve satışı için noterde sahte vekaletname düzenlettiği olayda;
Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin inceleme sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafii ile Cumhuriyet savcısının sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1-Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümle ilgili olarak;
a) Sanığın eyleminin TCK’nın 204/1-3, ve 43. maddesi gereğince cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şeklide TCK’nın 204/1. maddesi uyarınca hüküm tesis edilmek suretiyle eksik ceza tayini,
b) Kabul ve uygulamaya göre de;
aa) TCK’nın 204/1. maddesi uyarınca belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden anılan Yasanın 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken 2 yıl 1 ay yerine 1 yıl 13 ay hapis cezasına hükmolunmak suretiyle eksik ceza tayini,
bb) T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk,
2-Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik incelemede;
Sanığın eylemlerinin İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün maddi varlığı olan sahte sürücü belgesi kullanılarak işlenmiş olması nedeniyle, eylemlerin iki kez 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesindeki “kamu kurumunun araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde eksik ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 28.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.