Yargıtay Kararı 21. Ceza Dairesi 2015/7467 E. 2015/2367 K. 25.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7467
KARAR NO : 2015/2367
KARAR TARİHİ : 25.06.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Dolandırıcılık suçundan zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma, Resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet

I-Katılan … vekilinin sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun Yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının vaki dava zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi gerektiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II-Katılan … vekili ile sanık müdafiinin, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
1-Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu gözönüne alınıp, sahte olduğu iddia edilen çek aslının duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri tutanağa geçirilerek, yasal unsurları taşıyıp taşımadığı ve iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı yöntemince araştırılıp tartışılmadan ve denetime olanak sağlanması bakımından dosya arasında bulundurulması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
Resmi belgede sahtecilik suçu için 765 sayılı TCK’nun 342/1. maddesinde öngörülen ceza 2 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası olup, 5237 sayılı TCK’nun 204/1. maddesinde 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası şeklinde sanık lehine düzenleme yapıldığı, 765 sayılı TCK’nun 29. maddesinde yer alan ölçütlerin 5237 sayılı TCK’nun 61. maddesinde bu suçla ilgili olarak değişmediği, mahkemece 765 sayılı Yasa uygulanırken 2 yıldan 8 yıla kadar olan alt ve üst sınır ceza içinden 3 yıl hapis cezası tercih edilmesi karşısında, 5237 sayılı TCK’nun 204/1. maddesindeki suç için öngörülen cezanın üst sınırının aşağı çekilmesi nedeniyle yasa koyucunun lehe yaptığı düzenleme de gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nun 204/1. maddesi ile tayin edilecek cezanın 765 sayılı TCK’nun 342/1. maddesi gereğince tayin edilen 3 yıl hapis cezasından daha az olması gerektiği gözetilmeden 765 sayılı Yasanın sanık lehine olduğu kabul edilip yazılı şekilde uygulama yapılması,
Yasaya aykırı, katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 25.06.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.