Yargıtay Kararı 21. Ceza Dairesi 2015/7860 E. 2016/3910 K. 28.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7860
KARAR NO : 2016/3910
KARAR TARİHİ : 28.04.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet

I- Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;
Ancak:
1- Suça konu nüfus cüzdanının dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi gerekirken bu hususta karar verilmemiş olması yasaya aykırı,
2- T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk bozmayı gerektirmiş ise de;
Yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından 53. maddenin uygulanmasına dair bölümün çıkartılarak yerine “TCK’nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesi’nin 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilmek suretiyle uygulanmasına” ve hüküm fıkrasına “suça konu nüfus cüzdanının dosyada delil olarak saklanmasına” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık hakkında başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik incelemede;
5237 sayılı TCK’nun 268. maddesinde düzenlenen suçun oluşabilmesi için, failin işlediği bir suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla kendi kimliğini saklayarak, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanması gerektiği cihetle, sanığın daha önce işlemiş olduğu suça ilişkin hakkında çıkartılan yakalama emrine istinaden suça konu sahte kimliği ibraz ettiği, emniyet görevlilerinin sanığın kim olduğunu bildikleri ve fotoğrafının ellerinde bulunduğu, sanığın evinin önünde gerekli güvenliği sağladıktan sonra evden çıkmasını bekledikleri ve kimliğini sormaları üzerine sahte kimliği ibraz etmesi üzerine sahteliğinden şüphe duydukları; bu kimliğe dayalı olarak da herhangi bir belge düzenlenmediği, hakkındaki bütün adli işlemlerin gerçek kimlik bilgileriyle yapıldığı, başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak kendisini suçsuz, diğer kişiyi ise işlemediği bir suçun faili olarak göstermediği anlaşıldığından yasal unsurları itibariyle oluşmayan suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması,
Kabule göre de;
T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.04.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.