YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7948
KARAR NO : 2016/4002
KARAR TARİHİ : 03.05.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
I- Katılan vekilinin “nitelikli dolandırıcılık” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak:
Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan açılmış kamu davasının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince düşürülmesi yerine, yazılı şekilde ortadan kaldırılmasına karar verilmesi yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayı Yasanın 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından “ortadan kaldırılmasına” ibaresinin çıkartılıp yerine “düşürülmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Katılan vekilinin sanık …’ın “resmi belgede sahtecilik” suçundan beraatine dair hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Sanığın, suça konu çeki sahteliğini bilerek diğer sanık …’a vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın suçlamayı kabul etmeyerek sahte çek düzenlemediğini savunması, dosya kapsamından çekin sahteliği ile çek üzerindeki rakam ve yazıların aidiyetine ilişkin bilirkişiden rapor aldırılmadığının anlaşılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması bakımından, suça konu çek üzerindeki yazı, rakam ve keşideci imzasının sanığın eli ürünü olup olmadığının bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi, eli ürünü olduğunun belirlenmesi halinde çekin sahteliğine ilişkin suçun maddi öğesi olan aldatıcılık yeteneğinin takdiri mahkemeye ait olduğu da gözetilerek, suça konu çekte inceleme ve gözlem yapılarak yapılan sahteciliğin, aldatma yeteneğinin nasıl oluştuğunun gerekçeli kararda tartışılması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.05.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.