YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8505
KARAR NO : 2016/4484
KARAR TARİHİ : 17.05.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılanın temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA, 17.05.2016 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Sayın çoğunluğun yerel mahkemenin beraat hükmünün onanması yönündeki kararına ademi kanaatle katılmamaktayım.
Müştekinin istifa etmediği iddiası, şirket yetkilisi sanığın 13/06/2011 tarihli kolluk ifadesinde müştekinin şirketten istifa ettiğine dair herhangi bir belge bulunmadığına dair beyanı, müştekinin işten çıkış bildirgesinin elektronik ortamda şirket adına girişini gerçekleştiren muhasebeci tanık …’ın 17/06/2011 tarihinde kollukta “….sorduğumuzda bize istifa ederek çıkışının verilmesini söylemeleri üzerine … sistemine istifa ettiğine dair girişi yapılmıştır. …’nın…. Güvenlik Şirketinden istifa ettiğine dair bir dilekçesinin fiziki olarak olup olmadığını ben bilmiyorum.” şeklindeki ifadesi, müştekinin işten ayrılış nedenini (03) istifa kodlu olarak gösteren 10/04/2011 tarihli sigortalı işten çıkış e bildirgesi, 5510 sayılı Kanun’un 100/3. maddesi uyarınca elektronik ortamda hazırlanacak bilgi ve belgelerin adli ve idari makamlar nezdinde resmi belge olarak geçerli kabul edildiğine dair düzenleme, e bildirgenin gerçeğe uygun olmadığı, müştekinin istifa etmediği sanık tarafından da kabul edilmesine rağmen düzeltilmesi yönünde bir girişimde bulunulmaması, bulunulmuşsa bile dosyaya bir bilgi ve belge sunulmaması, istifaen işten ayrılma ile sanığın savunduğu üzere sözleşme süresinin sona ermesi ile işten ayrılmanın işveren ve işçi bakımından yükümlülük ve haklar açısından farklılık arzetmesi, e bildirgedeki sahtecilik nedeniyle müştekinin mağduriyete uğramış olması da dikkate alındığında; yerel mahkemenin soruşturma aşamasında dinletilmeyen tanık ….’ın 11/09/2011 tarihinde karar duruşmasında olayın bir yanlış anlama sonucu gerçekleşmiş olduğu yönündeki anlatımına üstünlük tanıyarak ve işlemin tesadüfen gerçekleştiği şeklinde hayatın olağan akışına da uygun düşmeyecek soyut gerekçeye dayalı beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğundan bozulması gerektiği kanaatindeyim.