YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8995
KARAR NO : 2017/103
KARAR TARİHİ : 11.01.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
06.06.2012 tarihli iddianame ile sanığın, kardeşi …’e ait …. Kırtasiye Büro Malzemeleri Sanayi ve Ticaret isimli firmanın, müşteki firmadan satın aldığı ürünlerden kaynaklanan borcuna karşılık olarak, borçlusu …. Kırtasiye Büro Malzemeleri Sanayi ve Ticaret … olacak şekilde düzenlediği ve vekil olarak imzaladığına dair herhangi bir kayıt koymadan borçlu … adına imzaladığı beş adet sahte senedi müşteki firmaya teslim ettiği iddiasıyla açılan kamu davasında, yargılama sırasında sanığın, …’e ait kırtasiyeyi temsilen “emre muharrer senetler düzenlemeye” yetkili olduğunu gösterir … tarafından ………. 3. Noterliğinde verilmiş 15.02.2008 tarih ve ……….. yevmiye numaralı vekâletname sunması ve katılanın da alınan savcılık beyanında “senetlerin gözünün önünde sanık tarafından tanzim edilerek imzalandığını ve ayrıca sanığın kırtasiye adına işlem yapma konusunda vekâletname veya buna benzer belge ile yetki sahibi olduğunu haricen bildiği” ni beyan etmesi karşısında, sanık tarafından mahkemeye sunulan ………. 3. Noterliğince verilmiş 15.02.2008 tarih ve ……….. yevmiye numaralı vekâletnamenin asıl veya onaylı bir örneğinin ………. 3. Noterliğinden celbiyle dosya arasına alınması, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından, şirket temsilcisi …’in tanık olarak beyanı alınarak, sanığın şirket adına çek keşide etme yetkisinin bulunup bulunmadığı, bu konuda kendisi tarafından verilmiş bir vekaletname ya da rızasının olup olmadığı ve sanığın suça konu çek dışında şirket adına daha önce benzer şekilde çek keşide edip etmediğinin sorulması ayrıca sahtecilik suçlarında aldatıcılık özelliğinin tespitinin hakime ait olduğu cihetle, suça konu senetlerin getirtilerek duruşmada incelenip özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan ve denetime olanak verecek şekilde dosyada bulundurulduktan sonra iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığı tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
a) TCK’nun 43. maddesinin uygulanabilmesi için “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” gerektiği cihetle; sanığın tek bir borç ilişkisine yönelik olarak beş adet senedi aynı anda vermiş olması ve bu senetlerin farklı zamanda düzenlendiğine dair bir tespitin bulunmaması karşısında, yüklenen suçlar için zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, yasaya aykırı,
b) Suça konu senetlerin akıbeti konusunda bir karar verilmemesi,
c) T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nun 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.01.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.