Yargıtay Kararı 21. Ceza Dairesi 2015/9253 E. 2017/602 K. 08.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9253
KARAR NO : 2017/602
KARAR TARİHİ : 08.02.2017

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık hakkında açılan kamu davasının iddianamesinde, sanığın kimliği belirlenemeyen ve gebe olan bir şahsa kendi kimlik bilgilerini kullandırdığı, bu şekilde gebelik kaydını oluşturduğunun ifade edildiği, iddianame anlatımında muayene sırasında sahte belge düzenlendiğine dair bir anlatımın bulunmaması karşısında, tebliğnamede bu hususa ilişen bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 01.04.2014 tarih 2013/9-452 Esas, 2014/153 Karar sayılı kararında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere 5237 sayılı TCK’nun 206. maddesindeki resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun oluşması için yalan beyanın resmi belge düzenleme yetkisine sahip kamu görevlisine yapılmış olması gerekmektedir. Resmi bir belgenin düzenlenmesi sırasında beyanda bulunacak kişinin gerçeği söyleme zorunluluğu vardır. Kişinin beyanı üzerine düzenlenen resmi belgenin, bu beyanın doğruluğunu ispatlayıcı nitelikte olması, bir başka ifadeyle beyanın doğruluğunun kamu görevlisi tarafından araştırılmasının zorunlu olmaması şarttır. Aksi halde yani kişinin beyanı yeterli olmayıp, bu beyanın doğruluğunun kamu görevlisi tarafından araştırılması zorunluysa ve bu araştırma sonunda bildirimin gerçeğe uygun olmadığı belirlenirse; kişinin beyanına itibar edilemeyeceğinden ve kişinin beyanını içeren belge, ispat aracı olarak kullanılamayacağından, anılan maddedeki suç oluşmayacaktır. Bununla birlikte suçun oluşması için sanığın beyanda bulunması yeterli olmayıp sanığın beyanı üzerine kamu görevlisi tarafından bir belgenin de düzenlenmesi gerekmektedir. Sanık hakkında açılan kamu davasının iddianamesinde, kimliği belirlenemeyen ve gebe olan şahsın, sanık … olarak beyanda bulunduğu ve bu suretle sanığın kayıtlara gebe olarak geçmesini sağladığı anlatılmışsa da, iddianamede kamu görevlisi tarafından herhangi bir belgenin düzenlendiğinden bahsedilmediği gibi, dosya kapsamında da bu konuda belge düzenlendiğine dair bir tespitin olmadığı da dikkate alındığında yüklenen suçun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine kararı verilmesi,
Kabule göre de; UYAP sistemi üzerinden incelenen adli sicil kaydına göre, tekerrüre esas ve ertelemeye engel geçmiş hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, cezanın ertelenmesine karar verilmesi ve tekerrür hükümlerinin uygulanmaması,
Yasaya aykırı; sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Yasayla değişik 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.02.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.