Yargıtay Kararı 21. Ceza Dairesi 2015/9352 E. 2017/384 K. 31.01.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9352
KARAR NO : 2017/384
KARAR TARİHİ : 31.01.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

I-) Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik incelemede;
Trafik kontrolünde sanığın abisinin kimlik bilgilerini içeren fakat kendi resminin bulunduğu kimlik fotokopisini görevlilere ibraz etmek suretiyle abisi olan Serhat Erdoğan hakkında ehliyetsiz araç kullanmaktan cezai işlem uygulanmasına sebebiyet verdiği ve bu şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda; sanık tarafından kullanılan belgenin fotokopi niteliğinde olması ve belge aslına da ulaşılamamış olması karşısında; Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 gün ve 232/250 sayılı kararında açıklandığı üzere, kullanılan suça konu belge fotokopi olması nedeniyle hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı ve aldatıcılık niteliği bulunmadığı gözetilmeden sanığın unsurları oluşmayan suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA,
II- Sanık hakkında “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” suçudan kurulan hükme yönelik incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
TCK’nun 268. maddesinde tanımlanan suçun oluşması için; failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanması gerektiği, somut olayda, trafik kontrolünde sanığın kendisini görevlilere kardeşinin kimlik bilgileri ile tanıtarak, kardeşinin kimlik bilgilerini içeren fakat kendi resminin bulunduğu kimlik fotokopisini görevlilere ibraz etmek suretiyle kardeşi hakkında 20.12.2010 tarih ve 193281 seri numaralı Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanağı ile 152690 numaralı Trafik Suç Tutanağının düzenlenmesine sebebiyet verdiği, bu şekilde idari para cezası uygulanması dışında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını gerektirecek bir suç isnad edilmediği anlaşıldığından, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı olayda eylemin bir bütün halinde 5237 sayılı TCK’nun 206. maddesinde düzenlenen “Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 31.01.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.