YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10070
KARAR NO : 2017/352
KARAR TARİHİ : 30.01.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM : Davanın Reddi
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır” şeklindeki 260/1. maddesi gereğince, suçtan zarar gören şikayetçinin kanun yoluna başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1-Kovuşturmanın her aşamasında müdahale yoluyla kamu davasına katılma hakkı bulunan şikayetçi veya vekiline duruşma günü usulen bildirilip, davaya katılma olanağı sağlanmadan tensiple, duruşma açmadan yazılı şekilde dosya üzerinde hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 234/1-b maddesine aykırı davranılması,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.10.2009 gün, 2009/89-243 sayılı kararları ile uyum gösteren Genel Kurul ve Daire kararlarında açıklandığı üzere, Ceza Yargılama Yasasında mahkemeye gelmemiş sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen 5271 sayılı CMK’nun 193/2. maddesinin, dosya kapsamına göre mahkumiyet dışında bir hüküm kurulması gerektiğinin anlaşılması hali ile sınırlı olarak uygulama yerinin mevcut olduğu, delil takdiri ile hüküm kurulması halinde sanığın sorgusunun yapılması gerektiği, mahkemece davanın reddine karar verilmesi karşısında sanığa iddianame okunup usulen sorgusu yapılıp, katılan kurum vekili de dinlenerek mükerrer davanın ne şekilde gerçekleştiği araştırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, şikayetçi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 30.01.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.