Yargıtay Kararı 21. Ceza Dairesi 2016/10722 E. 2017/684 K. 13.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10722
KARAR NO : 2017/684
KARAR TARİHİ : 13.02.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

1-Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/3 esas sayılı dosyasında yargılanan sanık hakkında, mahkemece suç ihbarında bulunulması üzerine, sanığın, babasına ait Emekli Sandığı Sağlık Karnesini açık kimlik ve adres bilgileri belli olmayan Ümit Can isimli kişiye, reçete başına 20 TL karşılığında 3 kez kullandırdığı iddiasıyla resmi belgede sahtecilik suçuna iştirakten dolayı açılan kamu davasında; Bu dosya ile bağlantılı Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/3 esas, 2009/341 karar sayılı dava dosyası celp edilip incelenerek özetinin duruşma tutanağına geçirilmesi ve bu davayı ilgilendiren belgelerin onaylı birer suretlerinin dosya içine alınmasından sonra sanığa isnat edilen sahtecilik suçuna ilişkin belgelerin tespit edilerek, sağlık karnesini kullanan kişinin açık kimlik ve adres bilgilerinin saptanması, sanığın verdiğini söylediği sağlık karnesi ile sahte belge düzenletildiğinin belirlenmesi halinde bu belgenin, sanığın sağlık karnesini verdiğini söylediği kişi tarafından düzenlenip düzenlenmediği araştırılarak, sahteciliğin ne şekilde geçekleştiğinin tespit edilmesi, belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğu cihetle; sanığın iştirak ettiği iddia edilen suça konu belge asıllarının celp edilip incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve denetime olanak verecek şekilde belge asıllarının dosya içine konulması, iğfal kabiliyetinin ne şekilde oluştuğunun kararda tartılışıp değerlendirilmesi, sağlık karnesini kullanan ve sahteciliği yaptığı iddia edilen kişinin tespitinin mümkün olmaması halinde, sanığın sağlık karnesini verdiğine dair beyanı dışında sahteciliğin sanığın sağlık karnesini verdiği kişi tarafından gerçekleştirildiği hususunda mahkumiyetine yeterli şüpheden uzak somut bir delil bulunmadığı da gözetilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma sonucu yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
2-Sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçundan lehe yasa karşılaştırması yapılarak sonucunda 765 sayılı TCK hükümleri lehe kabul edilip buna göre karar verildiği halde, hüküm fıkrasında 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmedilerek karma uygulama yapılması,

Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 13.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.