Yargıtay Kararı 21. Ceza Dairesi 2016/9404 E. 2016/7083 K. 24.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9404
KARAR NO : 2016/7083
KARAR TARİHİ : 24.11.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanığın sekreter olarak çalıştığı …… Tıp Merkezinde doktorun kaşesini kullanarak ve onun yerine paraf atarak annesi adına sahte reçete düzenlemek suretiyle üzerine atılı özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın benzer nitelikteki fiillleri ve incelemeye konu dosyamızda da aynı reçete nedeniyle Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 24.01.2013 tarih, 2013/1145 Esas numaralı iddianamesiyle kamu davası açıldığı anlaşılmakla; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.04.2014 gün, …… Esas, …… Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “sahtecilik” suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu da gözetilerek açıklanan ilkeler doğrultusunda sanığın fiillerinin her biri yenilenen kasıtla işlenmiş ayrı suçları mı, yoksa bir suç işleme kararının yerine getirilmesi amacıyla kanunun aynı hükmünü, kısa zaman aralıkları içerisinde, birkaç kez ihlal etmek suretiyle zincirleme tek suçu mu oluşturduğunun değerlendirilmesi açısından, bu dosya ve belirtilen iddianame sonucunda açılmış kamu davası, sanık hakkında düzenlendiği sahte reçeteler nedeniyle açılmış başka davaların bulunup bulunmadığı da araştırılarak bulunması halinde bu dosyalardaki kamu davaları da mümkünse birleştirilmesi, aksi halde özetlerinin duruşma tutanağına geçirilip, bu davayı ilgilendiren belgelerin onaylı örnekleri dosyaya intikal ettirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 24.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.