Yargıtay Kararı 21. Ceza Dairesi 2016/9957 E. 2017/1361 K. 16.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9957
KARAR NO : 2017/1361
KARAR TARİHİ : 16.03.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Gerekçeli karar başlığında sehven “müşteki sanık” olarak yazılmış olan katılan sanıklar … ve …’in sıfatının mahallinde “Katılan sanık” olarak düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
1- Katılan sanık … müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Katılan sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde katılma talebi hakkında karar verilmediğini belirterek müvekkili hakkındaki beraat kararının katılan sıfatı eklenerek düzeltilerek onanmasına kararı verilmesini talep ettiğini beyan etmiş ise de; 07.08.2014 günlü oturumda katılma talebinin kabul edildiği ve temyiz dilekçesinde beraatine karar verilen sanıklara yönelik temyiz talebinin bulunmadığı anlaşıldığından katılan sanık müdafinin, temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanını 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Hükmün tefhim edildiği 07.05.2014 tarihinde katılan sanık … müdafiinin yüzüne karşı verildiği, müdafii tarafından süre tutum dilekçesi verildiği anlaşılmakla; tebliğnamedeki temyiz isteminin reddine dair düşünceye iştirak edilmemiştir.
a-Katılan sanık … müdafiinin katılan sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Katılan sanık …’nin suça konu sahte bonoyu önceden doğmuş borç nedeni ile ya verdiğinin iddia edildiği olayda, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 gün ve 6/8-69 sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde borç, kandırıcı nitelikteki davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesi gerekirken, suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeni ile beraat kararı verilmiş ise de, sonuçta beraate hükmolunması isabetli bulunduğundan, katılan sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
a-Katılan sanık … müdafinin katılan sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Katılan sanık …’nin suça konu belgeyi kendi imzasından farklı imza atarak sahteleştirmek suretiyle üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia olunduğu olayda; her ne kadar alınan bilirkişi raporunda suça konu belge üzerindeki kefil imzasının ….’ nin el ürünü olmadığı tespit edilmiş ise de; sanıklar …. nın suça konu belgeyi ….’nin kendi huzurlarında imzaladığı, diğer sanıklar ile tanıkların ….’nin suça konu belgedeki imzayı inkar etmeyip ödeyeceğini söylediğini ve yine sanık …’nin, ……nin ben o imzayı da gerçek imza değil öylesine attım dediğini beyan etmeleri karşısında, suça konu belgedeki borçlu olarak gözüken ……’ün tanık sıfatıyla dinlenilmesi ve ………..’ın incelemeye esas yazı ve imza örnekleri alınıp, kurum ve kuruluşlardan uygulamaya elverişli yazı ve imzaları da toplanmak suretiyle, suça konu belgenin ön yüzünde bulanan keşideci ve kefil imzası ile yazılarının aidiyeti konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ve değerlendirme sonucu yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, 16.03.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.