YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11469
KARAR NO : 2009/10304
KARAR TARİHİ : 02.07.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01.09.1996-30.08.1997 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacının 1.9.1996-30.8.1997 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmaların tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, hak düşürücü süre dolduğundan davanın reddine karar verilmiştir
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının hizmet cetveline göre 1.6.1992-16.7.1992, 5.10.1992-30.11.1992, 1.12.1993-10.12.1993, 1.6.1995-1.10.1996 tarihleri arasında başka işyerlerinde, 1.8.1997-23.1.2003 tarihleri arasında ise davalı işyerinde geçen çalışmalarının Kurum’a bildirildiği, işyerinin 1.8.1997 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, giriş bildirgesinin dosya arasında bulunmadığı, davacının şikayeti üzerine davalı Kurum eksik sürelerin tespiti için mahkemeye başvurması gerektiğini bildirdiği, davacı tarafından dosyaya sunulan davalı işyerince düzenlenmiş 30.9.1996 ve 30.11.1996 tarihli gider pusulaları ile davacıya kapıcılık maaşı adıyla ödeme yapıldığı, 24.9.1996 ve 1.10.1996 tarihli gider pusulaları ile de kömür indirme ücreti ödendiği anlaşılmaktadır.
Gerçekten 506 sayılı yasanın 79/8 maddesi gereği bu tür davaların 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerekir ise de davacının başka bir işverenin işyerinde çalışmaksızın ve ara vermeksizin davalı işyerinde çalıştığı ve bu çalışmalarından 1.8.1997 tarihinden sonraki dönemlerin tam olarak Kuruma bildirildiği açıkça belli olmaktadır. Bu durumda davacı aynı işverenin işyerlerindeki uyuşmazlık dönemi olan sürelerde de hizmet akti ile kesintisiz çalıştığını iddia ettiğine göre artık istem yönünden hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez.
Somut olayda, davacının başka işyerinde geçen ve istemi ile çakışan 1.9.1996-1.10.1996 tarihleri arasında dönem yönünden verilen ret kararı sonucu bakımından doğru ise de davalıca itiraz edilmeyen ücret ödeme belgelerine, komşu işyeri tanıklarıyla apartman sakinlerinin beyanlarına göre 2.10.1996-30.8.1997 tarihleri arasındaki çalışma kanıtlandığından bu dönem yönünden davanın kabulü yerine hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve huk uki olgular gözönünde tutulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 02.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.